• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Cts10212017

Last updatePrş, 19 Eki 2017 3pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Yayınlar Yayınlarımız Kitaplar ERMENİ SORUNUNDA TAVIR KİTABI ÇIKTI

ERMENİ SORUNUNDA TAVIR KİTABI ÇIKTI

ERMENİ SORUNUNDA TAVIR KİTABI ÇIKTI

Derleyen: H. Yeşil

Önsöz

24 Nisan 1915. Bu tarih, başta Türk ve Ermeni ulusları olmak üze­re Ortadoğu’da yaşayan bütün uluslar açısından “ulusal bellek”lere kazınmış bir tarih.

Ermeni ulusu açısından bu tarih, onlar tarafından “Büyük Fela­ket” olarak da adlandırılan ve Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerinde yaşayan Ermeni nüfusun, Türk ırkçısı İttihat ve Terakki hü­kümetinin aldığı bir siyasi karar temelinde hemen hemen tümüyle yok edilmesinin, soykırıma uğratılmasının işaret fişeği olan tarihtir.

Türk ulusu açısından ise bu tarih, Birinci Dünya Savaşı’nın kaosu içinde Osmanlı Devleti’nin Doğu Cephesi’ni sağlama alma gereği olarak Anadolu’daki Ermenileri göç ettirme (tehcir) kararını uygu­lamaya başladığı tarihtir. Evet bu tehcir sırasında kimi istenme­yen, üzüntü verici olaylar da olmuştur. Fakat bu katiyen bir soy­kırım değildir.

Bu tarihten 102 yıl sonra da, tarihte yaşananların ne olduğunun adlandırılması önemli bir siyasi sorun olarak hep yeniden gündeme geliyor. Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkisizlikte, Türkiye’nin dış dünya ile diplomatik ilişkilerinde bu konudaki tavır belirleyici kriterlerden biridir.

Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerinde yaşayan Ermeni nü­fusun çok büyük bölümünün, T.C. resmi tarihinin “tehcir” olarak adlandırdığı süreçte “yok” edildiği; göçün uygulamada “hiç’e göç” olduğu bir olgudur. T.C.’nin kuruluşunun hemen ertesinde T.C. sı­nırları içindeki Ermeni nüfus Lozan Anlaşması’nda İstanbul’da ya­şayan, “Hıristiyan azınlıklar” kapsamı içinde “koruma altına” alınan küçücük bir “azınlık”tır. Anadolu’da yaşayan Ermeni nüfus –ulusal ve dinsel kimliklerini gizleme temelinde canlarını kurtaranlar dı­şında– sıfırlanmıştır. Bunlar olgulardır.

Bugün Türk egemen sınıflarının “Ermeni Sorunu”, tam da bu olgu­ların soykırım olarak adlandırılmasını kategorik olarak ret etme­leri; en iyi halde sorunun çözümünü “tarihçilere” havale etmeleri sorunudur. Bunun gerisinde yatan bir yandan tabii ki “Türklerin ta­rihinde soykırım yoktur” kurucu mitidir. Soykırımın kabulü, T.C.’nin kuruluş mitlerinden biri olan bu iddianın çöküşü olur. Fakat bu “ah­laki” sorun dışında, çok daha maddi bir başka şey vardır:

Soykırımın kabulü mantıki olarak tazminat taleplerini, yerinden yurdundan edilenlerin geri dönüş haklarını da gündeme getirir. Özellikle bu ikincisinin Türk egemenleri açısından korkutucu ve ka­bul edilemez olduğu anlaşılır bir şeydir.

Fakat egemenler için kabul edilemez olanın, kendisine solcu, devrimci, sosyalist hatta komünist diyenlerin büyük çoğunluğu ta­rafından da kabullenilmemesinin anlaşılması mümkün değildir. Ya da ancak şöyle mümkündür: Bu büyük çoğunluğun kendilerine ver­dikleri sol, devrimci, sosyalist, komünist sıfatları sahtedir. Ulusal sorunda ezilen konumda olan bir ulusun ulusal haklarının yanında yer almayan bir kişi/grup/parti adı ne olursa olsun objektif olarak ezenlerin safındadır. Kuzey Kürdistan-Türkiye “Sol”u büyük çoğun­luğuyla bu anlamda bir “Ermeni Sorunu”na sahiptir. Bu konuda ta­kınılan tavırlarda, “Sol”un önemli bölümü soykırımın kabulü nokta­sına kadar gelmiştir. Bu tabii ki iyidir. Fakat yetmez. Doğru tavır bu kabulün mantıki sonuçlarına kadar ilerletilmesidir.

Ben bu kitapta, Kuzey Kürdistan-Türkiyeli Bolşeviklerin “Ermeni Sorunu”nda takındıkları ve kendilerine sosyalist, komünist diyen­lerin kendilerine örnek alması gereken tavırlarını içeren belgeleri derledim. Bolşeviklerin ayrı bir akım olarak ortaya çıktığı dönem­den (1981) bugüne kadar değişik yayın organlarında yayınlanmış olan belgelerden bir derleme yaptım.

Derlediğim yazılarda Bolşevik akımın bu konuda kendi kısmi ha­talarını da süreç içinde nasıl özeleştiri ile aşıp doğru çizgiyi geliş­tirdiğini göreceksiniz. Bu bağlamda 1982-83’te soykırımın “sınıf mücadelesinin gelişmesini engellemeyen bir tarihi haksızlık” kate­gorisinde ele alınmış olması yanlışı daha sonra düzeltilmiştir.

Derlemenin en başında sunduğum belge, Kuzey Kürdistan-Tür­kiye’den Bolşevik Partizan ile Almanya’dan Herşeye Rağmen adlı yayın organlarının soykırımın 100. yıldönümü dolayısıyla yaptıkla­rı ortak açıklamadır. Bu, bütün Dünya Komünist Hareketi içinde de doğru ve tutarlı Bolşevik tavrı takınan bir belgedir.

Bu belge dışındaki belgelerde tarihi kronolojik sırayı izledim. Okuyucu bu tarihi sıra içinde Bolşevik doğru tavrın gelişme sürecini de izleme imkânına sahip olacaktır.

Umarım bu derlemedeki tavırlar okuyucuyu ikna eder ve halklar arasında birlik ve kardeşliğe bir nebze de olsa hizmet eder.

10 Ocak 2017

H. YEŞİL

 

ERMENİ SORUNUNDA TAVIR

Derleyen: H. Yeşil

Dönüşüm Yayınları

1. Basım: Temmuz 2017

Sayfa: 560

Fiyatı: 35 lira

ISBN 978-975-8286-30-0   

Dönüşüm Yayınları: Sultaniye Mahallesi 625. Sok. No: 7/1

Esenyurt/İstanbul

Tel:05309737395

Taksim Ofis: İstiklal Caddesi, Terkoz Çıkmazı, Terkoz İşhanı No: 1/62

Beyoğlu/İstanbul

Tel: 9212/2511191

http://www.interyayinlari.com/donusum-yayinlari

e-posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 

Dünyadan

İşçi Dünyası