• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kürdistan ROJAVA VE RAKKA OPERASYONU

Kürdistan

ROJAVA VE RAKKA OPERASYONU

ROJAVA  VE RAKKA OPERASYONU

ABD öncülüğünde başlayan Rakka’yıIŞİD’den kurtarma operasyonu sürüyor. T.C devletinin operasyonu birlikte yapma teklifini geri çeviren ABD, AKP hükümetinin tepkilerine rağmen, YPG’nin bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri ile operasyonu yapma kararı aldı.

T.C. devleti de değişik alanlarda savaş yürütüyor. Önümüzdeki dönemde de PKK’ye karşı yürütülen savaş yoğun bir biçimde sürdürülecektir. Savaş Güney Kürdistan ve Rojava’da da  sürdürülecektir. Devlet bu alanlardan geri çekilmeyecektir.  Türkiye, hatta YPG’nin yanında ABD askerlerini de vurabilir. Sonra da “yanlışlık yaptık” deyip özür dileyebilir.“Biz YPG’yi vurduk, siz orda ne arıyordunuz?” diyebilir! 

ABD başkanı Donald Trump, Erdoğan ile görüşmesinde çok açık olarak Rakka operasyonunu YPG ile birlikte yapacaklarını söyledi. Diğer yandan “terörizme” karşı mücadelede Türkiye ile yan yana olduklarını açıkladı. Amerika, YPG’nin PKK’den bağımsız olmadığını, PKK ile iç içe olduğunu bilmiyor değil.YPG’ye verilen silahların aynı zamanda PKK tarafından Türkiye’ye karşı kullandığını da biliyor. Biliyor ama bilmemezlikten geliyor. Çünkü şimdilik çıkarları bunu gerektiriyor.

Bu nedenle Türkiye’nin, Rojava’daYPG’ye karşı yaptığı her eylem, aynı zamanda Amerika’ya karşı da  eylemanlamına gelir. Türkiye, Amerika’nın YPG ile birlikte yaptığı Rakka anlaşmasını istemeyerek kabullenmek zorunda kaldı. Fakat bunun ötesinde Rojava’dan herhangi bir biçimde YPG kaynaklı bir saldırı görürse, YPG’nin yanında kimin olduğuna bakmadan bombalama vb. yapacaktır. Nitekim Afrin’de YPG mevzilerinin yer yer bombalanması bu tespitimizi doğrulamaktadır.

T.C devletinin saldırılarına, provokasyonlarına karşıYPG’nin tavrı önemlidir. YPG örneğin şunu yapabilir? “Biz, Türkiye’ye karşı hiçbir eylemde yokuz” diyebilir. Türkiye’ye karşı yapılan herhangi bir bombalama eylemi varsa, bu bize saldırmak için Türkiye’nin yaptığı bir eylemdir. YPG, daha şimdiden böyle bir açıklama yapıp Türkiye’nin provokasyonlarının önüne geçebilir. YPG, taktik olarak “PKK’yi desteklemiyoruz” onunla ilgimiz yok diyebilir. Bu taktik tavır, Türkiye’nin YPG’ye saldırmasının “meşruiyetini” uluslararası plânda ortadan kaldırır. YPG bu taktik açıklamayı yapar mı? Bizce yapmaz!

Rakka ve IŞİD

Rakka’daki savaş, aslında özgür Kürdistan savaşının bir parçası değil. IŞİD emperyalistlerin baş düşmanı olduğu için, Rakka’danIŞİD’i atma savaşıdır. Bir anlamda Rakka’da Arapların savaşını Kürtler veriyor. Amerika’nın savaşında Kürtler kara gücü olarak kullanılıyor. Olgu budur.

Rakka operasyonunda YPG’nin Amerika’nın kara gücü olmasında eli mahkûm mu? Menbiç’de, Amerika ile birlikte hareket etmesinin anlaşılır yönü var. Çünkü Menbiç, Rojava’ya sınır. Buradan IŞİD Rojava’ya saldırıyordu. Rakka iseRojava’ya sınır değil. Rakkaoperasyonunda YPG’nin eli ABD’ye mahkûm mu? Bizce değil.

IŞİD emperyalistlerin baş düşmanı.Neden? Kimin baş düşmanı? Türkiye’de yürüttüğümüz sınıf mücadelesiIŞİD’e karşı mı? Alman işçi ve emekçilerinin mücadelesi IŞİD’e karşı mücadele mi? Diğer ülkelerde, halkların esas mücadelesi IŞİD’e karşı mücadele mi? Düşman IŞİD mi? Neden biz, emperyalistlerin baş düşman ilan ettiği IŞİD’i baş düşmanımız ilan edelim? Emperyalistler açısından IŞİD, bugün baş düşman ilan edilmiştir. Neden? IŞİD, kendi kontrollerinin dışına çıkmış ve bir zamanlar kendilerinin yarattığı yararlı bir araç. Emperyalistler şimdi bütün halkları, kontrollerinin dışına çıkan IŞİD’e karşı mücadeleye çağırıyor.

Baş düşman Suriye’de, Amerika ve Rusya’dır. Ne arıyor bu emperyalistler orada? İlk önce bunun kavranması lazım. Amerika ile birlikte IŞİD’e karşı mücadele edilmez.

Rojava’daIŞİD’e karşı YPG ABD ile birlikte mücadele etti.  Çünkü IŞİD, Rojava’ya saldırdı, Rojava’yı işgal etmek istedi. PYD/YPG’ninIŞİD’e karşı mücadele ederken  Amerika ile işbirliği/ittifak yapmasının anlaşılır bir yönü var.Fakat bu yapılırken, aynı zamanda Amerika’nın da düşman olduğu belirtilmelidir. IŞİD’e karşı Amerika ile birlikte hareket etmek, zorunluluktan kaynaklı geçici bir birlikteliktir. Bu kadar.

PYD/YPG’nin kendi halkına karşı görevleri var. Biz, komünistlerin yaklaşımını anlatıyoruz. Ama devrimci bir milli hareketinde aynı şekilde davranması gerekir. Çünkü bir milli hareketin emperyalizme karşı takındığı tavır, onu devrimci yapar. Sadece yerelde gericiliğe karşı mücadele onu devrimci yapmaz. Reformizm ile devrimci hareketi birbirinden ayıran kıstas emperyalizme karşı tavırdır. Ama bu unutuluyor! YPG’nin Amerika ile birlikte Rakka operasyonunu yürütmesine eli mahkûmdur deniliyor. Eğer Amerika yardım etmeseydi, Türkiye koridor açmasaydı, Barzani Peşmergelerini göndermeseydi ve ağır silahlar verilmeseydi Kobanê düşecekti. Bu anlamda eli mahkûm. Amabunu anlatması gerekir. Ne yapıyor YPG? Gördüğümüz kadarıyla tabanına yeterli bilinç vermiyor. Milli devrimci hareket olarak hareket etmiyor. Emperyalizmle işbirliğine açık bir görünüm sergiliyor. Böylesi bir görünüm doğru değil ve o hareketi uzun vade açısından mahveder. Hep yeniden bu doğruların Kürt milli hareketine anlatılması/gösterilmesi gerekir.

Kürt milli hareketinin temel sorunu nedir? Kendi bölgesinde, özgür, demokratik ve halkların birlikte yaşadığı bir yönetimi oluşturmaktadır. Menbiç, Rojava’ya sınır. Orada IŞİD var ve saldırıyor. Menbiç’de evet IŞİD temizlendi. Temizlendikten sonra Menbiç, oradaki halka bırakılması gerekir. Menbiç’in alınmasında eli mahkûm olduğu için Amerika ile birlikte hareket edildi.PYD/YPG unutmadan, unutturmadan Amerika ile olan ittifakın eli mahkûm olduğu için bir ittifak olduğunusöylemelidir/açıklamalıdır.Bildiğimiz kadarıyla bu yapılmıyor.

Suriye Savaşı

Türkiye, Rusya ve İran Astana’da görüşmeler yürütüyor. Ateşkes kararları alınıyor. Diğer yandan Cenevre görüşmeleri var. Cenevre görüşmeleri, Astana görüşmelerinden çok daha değişik. Cenevre’de de esasında Amerika ile Rusya görüşüyor. Suriye güya egemen devlet. Suriye’de ateşkesi, İran, Türkiye ve Rusya anlaşarak sağlayabiliyor. Çünkü sonuç olarak savaşan askerler bu ülkelerin askerleri. Suriye’nin yapısı nasıl olacak pazarlıklarını Amerika ile Rusya yürütüyor. Diğer batılı emperyalistler devrede yok. Onlar ancak Birleşmiş Milletler üzerinden devreye giriyorlar. Orda da Çin, Rusya bir tarafta, diğerleri bir taraftadır.Bir tarafta olan emperyalistlerin kendi içlerinde de bir dizi çelişmeler var. İngiltere’nin çıkarları, Almanya’nın çıkarlarından değişiktir. AB’den İngiltere çıktı. Almanya, İngiltere’den AB adına yüklü para istiyor. İngiltere ile ne kadar para ödeyeceği pazarlığı yürüyor. Bu gelişmelerin hepsi, çelişmelerin varlığını ve giderek sertleştiğini gösteriyor. Doğrudan doğruya karşılıklı savaş yürütmüyorlar. Henüz karşılıklı savaşmaksızın birbirlerini idare edebiliyorlar.

Suriye’de, Rojava’ya komşu olmayan alanlarda Amerika bir savaş yürütüyor. Rusya/Türkiye bir savaş yürütüyor. Bunlar ne savaşı yürütüyor? Bunlar esasında Suriye’yi işgal savaşı yürütüyorlar. IŞİD’den kurtarma adına ya da Esat’dan kurtarma adına, Suriye’de işgal savaşı yürütülüyor. Bu işgale karşı çıkılması gerekir. Ne diyoruz? Suriye’de savaş durmalıdır, derhal ateşkes ilan edilmelidir ve bütün emperyalist/gerici devletler Suriye’den çekilmelidir. Bu tavır, Suriye’nin içişlerine kimsenin karışmaması tavrıdır. IŞİD’e karşı Kürtlerle, Araplar ittifak yaptı. Amerikan silahlarını kullandılar. Bu bağlamda bir problem yok. Ama şu anda Rakka’da yürüyen savaşta, Amerika, Rakka’yıIŞİD’den kurtarma adına bir işgal savaşı yürütüyor. Bu işgal savaşında YPG, Amerika’nın kara gücü rolünü üstleniyor. Rakka işgalinde YPG’nin eli ABD’ye mahkûm değildir. YPG, Rakka’da bizim işimiz yok diyebilirdi. YPG, Rojava’nın kurtarılmış bölgelerinde demokrasinin inşasına hız verebilir. YPG Rakka’da, Amerika’nın komutasında bir savaş yürütüyor. YPG’nin yürüttüğü siyaset bu bağlamda burjuva siyasetidir.

Bu burjuva siyaset, milli hareketin sonunu da getirebilir. Milli hareketin hedefi ulusal devlet kurmaktır. Milli hareketin belli bir biçimde kuracağı devletinde bağımsız olması gerekir. YPG’ninRojava’da izlediği burjuva siyasetin sonu ne olur? Rojava’da bağımlı bir yapı ortaya çıkar. Rojava’daki ulusal hareketin devrimci yönde ilerlemesini istiyoruz. Oysa yürütülen ulusal mücadele, belli bir noktadan sonra emperyalistlerin bir parçası haline geliyor.

Amerika, Rakka’da, YPG’nin kendi kara gücü olduğunu açıkça söylüyor. Türkiye karşı çıktığında, tepki gösterdiğinde Amerika diyor ki; “biz onlara silah veriyoruz, ama o silahların Türkiye’ye karşı kullanılmasını engelliyeceğiz! Rakka’yıYPG’ye bırakmayacağız” diyor. Amerika, YPG ile ittifakının geçici olduğunu söylüyor. Amerika’nın söylediklerini YPG neden söylemiyor?  Ne demek Rakka’nın bırakılmaması? YPG orda savaşıyor. Belli temel anlayışlardan yola çıktığımızda, milli hareketin temel niteliğinin ne olduğuna cevap vermemiz gerekir. Eğer Rojava milli hareketi, emperyalizme karşı değilse, emperyalizmle birlikte hareket ediyorsa ve bunun geçici bir birliktelik olduğu bilincini vermiyorsa, o zaman bu milli hareket devrimci değildir. Rojava’da PYD/YPG eli mahkûm olduğu için emperyalistlerle geçici ittifaklar yapabilir. Yaptı da! Eleştirimiz emperyalistlerle yapmak zorunda kaldıkları ittifak değildir. Eleştirimiz, tabanlarına doğru bilinç vermemeleridir. Rakka seferinde elleri mahkûm değildi. Rakka seferine katılan YPG güçlerinin, Rojava’da demokrasinin inşa edilmesi çalışmalarına katılması, bizce daha iyi olurdu.

Haziran 2017

Dünyadan

İşçi Dünyası