• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kürdistan ÖZYÖNETİM TARTIŞMALARI ÜZERİNE TEZLER

Kürdistan

ÖZYÖNETİM TARTIŞMALARI ÜZERİNE TEZLER

ÖZYÖNETİM TARTIŞMALARI ÜZERİNE TEZLER

1.Kuzey Kürdistan T.C’nin iç sömürgesidir.

2.Sömürgeci yapıya, ulusal baskıya karşı mücadele haklı bir mücadeledir.

3.Bu haklı mücadelenin demokratik yanı desteklenmek zorundadır.

4.Tüm uluslar gibi Kürt ulusu da, kendi kaderini tayin hakkına, (ayrılıp ayrı devlet kurma hakkına veya bu hakkı başka biçimde kullanma hakkına) sahiptir.

5.Ezen ulusun komünistleri her şart altında ayrılma hakkını savunurlar.

6.Bir ulusun kendi kaderini tayin hakkını kullanmasının iki yolu vardır:

Var olan sömürgeci devlet iktidarının devrimle yıkılması ardından yaratılan demokratik ortamda yapılacak bir referandumla belirleme; ya da var olan sömürgeci devlet iktidarının reformlarla demokratik bir ülkeye  dönüştürülmesi sürecinde  anayasada yapılacak değişiklikler yolu üzerinden belirleme.

7.PKK resmi çizgisi itibarıyla, var olan sömürgeci devleti devrimle yıkmadan, Anayasal değişikliklerle çözümden yanadır.

8.Bu çözüm yanında alttan örgütlenme ile T.C. devletinin varlığı sorgulanmaksızın, kendi demokratik yönetimini kurmaktan yanadır. Buna  yerinden yönetim/özyönetim vb isimler vermektedir.

9.Pratik uygulamada bu son dönemde Kuzey Kürdistan’da PKK’nin en güçlü olduğu alanlarda öz yönetim ilanları ve özyönetim ilan edilen alanlarda T.C. devlet güçlerinin iktidarının tanınmaması, bu güçlerin alana sokulmaması için silahla koruma biçiminde kendini göstermiştir.

10.PKK, DTK ve  gelinen yerde HDP bunun Kürt ulusunun iradesi olduğunu söylemektedir. Fakat olgu şudur: Alanda PKK’yi doğrudan destekleme durumunda olmayan Kürtler alanı terk etmektedir.

11.Faşist devlet alanda doğrudan savaşa katılmayan halkı alandan sürerek, silahlı mücadele veren öncü gücü ezmeye çalışmaktadır.

12.Hiçbir burjuva devlet, hele hele Türkiye Cumhuriyeti devleti gibi genlerinde faşizm olan bir devlet, devlet pratikte  içinde paralel bir devlet yapılanması anlamına gelen böyle bir özyönetime göz yummaz. Faşist devlet kendinden bekleneni yapmaktadır.

13.Yürüyen savaştan en fazla zararı savaş alanındaki Kürt halkı çekmektedir.

14.PKK’nin özyönetim ilan edilen alanlarda, bu özyönetimi ayrı bir devlete doğru geliştirme ihtimali yoktur. Zaten programında ulusal devlet kurmanın da gerici, çağdışı vb. olduğu tespitleri vardır.

15.T.C. nin sorunu “terörizm” olarak adlandırdığı PKK’yi yok ederek çözme imkanı da yoktur.

16.Yürüyen savaş bu yüzden eninde sonunda yeniden oturulacak pazarlık masasında elini güçlendirme savaşıdır.

17.DTK’nin son kongresinde yaptığı özyönetimin arkasındayız açıklaması, savaşın sürdürülmesine çağrı açıklamasıdır. Kendi içinde tutarsız bir açıklamadır. Aynı şekilde HDP’nin açıklamaları da tutarsız açıklamalardır. Bir yandan bu açıklama metni “tartışma metni” olarak sunulmakta, fakat diğer yandan Kürt ulusunun kararını verdiği açıklanmaktadır. Bir yandan devletin varlığı sorgulanmamakta, diğer yandan hendek direnişleri selamlanmaktadır.  

18.Bu savaşın derhal durdurulması halkların çıkarına olan tek şeydir anda. Bütün demokratik güçler, bu arada DTK ve HDP de bunun için çalışmalıdır.

19.Bu savaşı durdurmak için HDP’nin yapabileceği en iyi şey, derhal iki taraflı ateşkes halinde, savaşın bahanesi yapılan hendeklerin, HDP tarafından halkla beraber kapatılacağı açıklamasıdır.

20.”Silahlar sussun, siyaset konuşsun!” ya da “savaşa son, barış hemen şimdi!” şiarı doğrultusunda, savaşın son bulmasını, silahların susmasını, müzakere sürecine geri dönülmesini savunan tüm toplumsal kesimler bir araya gelmeli barış cephesi oluşturmalıdır.

06.01.2016

 

 

Dünyadan

İşçi Dünyası