• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt10232017

Last updatePzt, 23 Eki 2017 3pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kürdistan ROJAVA DÜŞMANLIĞINA SON!

Kürdistan

ROJAVA DÜŞMANLIĞINA SON!

ROJAVA DÜŞMANLIĞINA SON!

Türk devleti, AKP Hükümeti, RT Erdoğan; Rojava’da oluşan demokratik oluşumdan, kantonlardan, Kürtlerin kendi özyönetimlerini oluşturmasından, kendi kendilerini yönetmelerinden rahatsız. Bu rahatsızlık en başından bu yana çeşitli vesilelerle dile getirildi. Son dönemde yaşanılan kimi gelişmeler bu rahatsızlığı tekrar gündeme getirdi.

Davutoğlu ve Erdoğan’ın “izin vermeyiz, vururuz” tehditleri ve açıklamaları YPG’ye karşı  açık saldırıya dönüştü. Bu tehditlerden iki örnek:

Başbakan Ahmet Davutoğlu: "PYD Fırat'ın batısına geçmeyecek, geçerse vururuz dedik, iki kere de vurduk."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Geçenlerde ne oldu? PYD Fırat'ı geçmek istedi. Askerimiz hemen anında işi bitirdi. Bu bir uyarıdır. Kendine çeki düzen ver. Bunu farklı yerlerde de yapmaya çalışırsan, gereğini orada da yaparız. Türkiye'nin kimseden izin almaya ihtiyacı yok. PYD, kanton olarak ilan etti. Bu iş bu kadar kolay mı?  Kanton kurma anlayışı sürerse gereği neyse yaparız." 

 (http://www.milliyet.com.tr/erdogan-dan-pyd-ye-operasyon/siyaset/detay/2139515/default.htm

Tehdit ve Saldırı

Bu tehditlerin yapıldığı dönemde Türk ordusu YPG güçlerine saldırdı.

YPG Basın Merkezi, TSK'nin 24 Ekim günü Kobanê sınır hattındaki YPG mevziilerine yönelik başlattığı saldırıların devam ettiğini belirterek şu detayları paylaştı:

“27 Ekim günü saat 11.00 sularında Türk ordusu güçlerimizin Girê Spî’nin (Til Ebyad) batısında bulunan mevziilerini hedef alarak ağır silahlarla bir saldırı düzenlemiştir.

27 Ekim günü  18.15 ile 18.30 saatleri arasında Türk ordusu Girê Spî kent merkezi sınır hattında akrep tipi zırhlı araçlarla devriye atmış ve güçlerimizin mevziilerine yönelik ağır silahlarla saldırı düzenlemiştir. Bu saldırı ardından saat 19.30 sularında kent merkezi ve batı kırsalı sınır hattında yeniden harekete geçmiş ve güçlerimizin mevziilerini A4 ve MG3 silahlarıyla rastgele taramıştır”. (www.evrensel.net)

Türk devleti açıkça provokasyon yapmakta, YPG’yi PKK’ye karşı sürdürdüğü savaşın içine çekmeye çalışmaktadır.

Bu Düşmanlık Niye?

Türk devleti PYD’ye karşı sergilediği hassasiyeti, saldırganlığı IŞİD’e karşı göstermiyor. IŞİD herkesin gözü önünde denetimi elinde bulundurduğu bölgelerde, sınırın öbür tarafında mayın döşerken, hendek kazarken; Türk ordusu seyretmekle yetiniyor. Barbar terörist örgüt IŞİD ile barbarlığa karşı mücadele eden PYD IŞİD ile aynı kefeye konuyor.

Hükümetin, devletin Rojava’daki oluşumdan, kantonlardan rahatsız olmasının arka planında rahatsız oldukları kimi gelişmeler yatıyor. Nedir bu gelişmeler?

*Türk devletinin Suriye siyaseti ile PYD’nin siyaseti bir ve aynı değil. PYD Türk devletinin bütün taleplerine rağmen Esad’a karşı mücadelede ÖSO bünyesine girmedi. ÖSO ile ortak hareket etmedi. Üçüncü yol olarak tabir edilen yolu seçti.

*Türk devleti PYD’yi PKK gibi terör örgütü olarak görmekte, emperyalistlerin de PYD’yi terör örgütü olarak görmesini istemektedir. IŞİD’e karşı mücadele eden ve onu gerileten tek güç olan PYD’yi hiçbir emperyalist güç terör örgütü olarak görmüyor.

*IŞİD’e karşı mücadelede, YPG, YGJ güçlerinin savaşması, IŞİD’i geriletmesi; PYD’yi uluslararası alanda emperyalistlerin nezdinde dikkate alınacak bir güç haline getirdi. Uluslararası arenada Kürtlerin prestijini artırdı. ABD IŞİD’e karşı mücadelede PYD ile ortak hareket etmektedir.  

*Son dönemde IŞİD’e karşı mücadelede  “Suriye Demokratik Güçleri” kuruldu.  Bu güçler içinde şu örgütler var: Suriye Arapları İttifakı (Devrimciler Ordusu, Burkan el Fırat Operasyonu Bileşenleri, Sanadid Birlikleri, Yiğitler Birlikleri, Cezire Tümenleri Birliği), Süryani Askeri Konsey, YPG, YPJ.

Suriye Demokratik Güçleri ABD ile Rakka’yı IŞİD’den kurtarmak için askeri operasyon hazırlığı yapmaktadır. Bunun için ABD 50 ton askeri mühimmat, silah yardımı yaptı.

*Kantonların birleşmesinden Türk devleti oldukça rahatsız. Til Ebyad’ın IŞİD’den temizlenmesi ile Kobane ve Cizire kantonları birleşti. Cerablus’un IŞİD’den temizlenmesi ile Afrin kantonu ile birleşme durumu devleti ürkütmektedir. Onların isteği Cerablus Azez hattının tamamen ÖSO denetimine girmesi, bu bölgede tampon bölge kurulmasıdır.

Düşmanlığa Son!

Görüleceği üzere devletin, AKP hükümetinin Rojava düşmanlığının temelinde bir dizi gelişme yatıyor.

Devlet, Erdoğan, AKP hükümeti Rojava düşmanlığına derhal son vermelidir.

İçeride HDP düşmanlığı, Kürt düşmanlığı, dışarıda Rojava düşmanlığı; Kürtlere, HDP’ye saldırılara zemin hazırlıyor. HDP’ye, Kürtlere saldırıya dönüşüyor. Bu siyaset tehlikeli bir siyasettir. Halkların bir arada yaşamasının temelini dinamitliyor. Halkların birbirine girmesi, birbirini yemesinin zemini hazırlıyor. Bu siyaset biran önce terk edilmelidir.

Her ulusun olduğu gibi Kürtlerin de istedikleri gibi yaşama, istedikleri gibi kendilerini yönetme hakkı vardır.

Türk devleti Rojava kantonlarını tanımalı, kantonlar ile dostluk ilişkileri geliştirmelidir.

Rojava’ya yönelik saldırılara son!

Yaşasın Kürt ulusunun ayrılıp ayrı devlet kurma hakkı!

Kahrolsun milli zulüm!

29.10.2015

Dünyadan

İşçi Dünyası