• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt10232017

Last updatePzt, 23 Eki 2017 3pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kürdistan LİCE İZLENİMLERİ

Kürdistan

LİCE İZLENİMLERİ

LİCE İZLENİMLERİ

21 Ağustos’ta Silvan ve Lice’de yaşanan olayları yerinde incelemek üzere, Barış Bloku heyetiyle birlikte Amed’e gittik.

30’a yakın siyasi parti, dergi, insan hakları kuruluşları, DKÖ’lerinin temsil edildiği heyette biz de YDİ Çağrı olarak 2 kişiyle yer aldık. Saat 12.00’de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesini ziyaret ettik. Burada Belediye Eşbaşkanı Gülten Kışanak gelişmelerle ilgili kısa bir bilgilendirmede bulundu. Barış Bloku adına Gencay Gürsoy konuştuktan sonra, heyetin iki gruba ayrılarak, bir bölümünün Silvan’a, bir bölümünün de Lice’ye gitmesine karar verildi. Gitmeden önce heyet Cegerxwin Kültür Merkezi’nde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması yapıldıktan sonra iki araçla yola çıktık.

YDİ Çağrı olarak biz birer kişiyle hem Silvan, hem de Lice heyetinde yer aldık. Ben Lice grubuna dahil oldum. Diyarbakır’ı çıktıktan kısa bir süre sonra olağanüstü hal dönemindeki gibi Özel Tim ve polisler tarafından durdurulduk. Kimlik kontrolü ve üst araması yapacaklarını söylediler. Heyetimizdeki Milletvekilleri bu duruma itiraz etti. Bunun normal bir durum olmadığını söylediler. Belli bir süre tartıştıktan sonra sadece kimliklere bakıp gitmemize izin verildi. Biz Lice heyeti olarak ana yoldan yolumuza devam etmeyip, Lice’ye ara yollardan gitme kararı aldık. Yeni bir aramayla karşılaşmamak için bu karar alındı. Lice’ye varmadan Gömeç köyüne yakın bir yerde sürekli nöbet tutan çoğu kadın canlı kalkanlarla buluştuk. Kendilerini canlı kalkan yapan bu insanlar savaş istemediklerini, ne gerillaların, ne polislerin, ne de askerlerin ölmesini istemediklerini, savaş değil barış istediklerini bize uzun uzun anlattılar. Bizden istedikleri, kendilerinin barış taleplerini gittiğimiz her yerde anlatmamızı istediler. Burada ayrıca Lice’de yaşanan olayları, bölgeye giden milletvekilleri ve Lice Eş Başkanlarından genç bir kadın arkadaş detaylı olarak heyete aktardılar. Canlı kalkanlar bu savaş duruncaya kadar nöbete devam edeceklerini, bu konuda kararlı olduklarını söylediler. Çoğu 30 yıldır yürüyen bu savaşta çocuklarını, yakınlarını kaybetmiş kişiler. Savaşın bütün acılarını yaşamış bu insanlar artık barış istiyorlar.

Gömeç‘de canlı kalkanların olduğu bölgede hala bir tarafta asker, bir tarafta gerilla olduğunu söylediler. Her an çatışma çıkabileceğini, hatta bir kez çıktığını, kendilerinin bu çatışmayı engellediklerini, çıkan bu çatışmada 2 askerin vurulduğunu, bir gerillanın yaralandığını söylediler. Eğer biz engellemeseydik, çok asker ve gerilla ölürdü diye  anlattılar.

Yukarıda da belirttiğim gibi Lice Eş Başkanı  ve orada bulunan HDP milletvekilleri ve diğer HDP’liler Lice’de yaşanan olaylarla ilgili bize detaylı bilgiler aktardıkları için Lice merkeze gitmemize gerek olmadığını, gidip de bir gerginliğe neden olmamak için Gömeç’ten geri döndük.

Kuzey Kürdistan barış süreciyle birlikte kısa bir sürede olsa biraz rahatlamış, yaralarını sarmaya başlamış iken yeniden T.C devletinin kural tanımadan vahşi bir şekilde Kürt ulusuna savaş açması, haklı olarak Kürt halkında özellikle de Kürt kadınlarında ciddi endişelere yol açmış. Bunu gördük. Doğası ve insanı ile bölgeye bu savaş ciddi tahribatlarda bulunmuş, bulunuyor. Günlerdir olmanlar, yoksul köylülerin bağları yanıyor. Köylülerin bu yangınları söndürmelerine bile devlet tarafından izin verilmiyor. Söndürmeye çalışanlara Özel Tim tarafından ateş açılıyor. Bunları halk bize anlattı. Ve yanan ormanları ve bağları gözlerimizle gördük. Akşam saat sekizde Diyarbakır’da Silvan’a giden heyetle buluştuk. Birlikte yemek yedikten sonra, geri dönmek için Diyarbakır’dan İstanbul’a hareket ettiler. Benim uçağım geç kalktığı için Silvan heyetine katılan diğer arkadaşla sohbet ettim.

Arkadaş kısaca Silvan’da neler yaşandığını anlattı. Gördüklerini anlattı. Kısaca şunu söyleyebiliriz:  AKP seçimde tek başına iktidar olamadığı için, RTE başkanlık sistemini getiremediği için, T.C devleti güçlenen, Türkiye halkının da desteğini  alan HDP nezdinde Kürt ulusunu yeniden kuralsız savaşla cezalandırıyor.

Bu savaşta, dün olduğu gibi bugünde asıl zarar gören ve görecek olan Kürt ulusudur. Şimdiden Kuzey Kürdistan’da ekonomi felç olmuş durumda, yoğun göçler başlamış durumdadır. Biz özellikle Kürt kadınının, Kürt halkının barış taleplerini öne çıkarıp;  BU SAVAŞA HAYIR! BARIŞ HEMEN ŞİMDİ talebini her yere taşıyıp mücadele etmeliyiz. Başta kardeş Türk  proletaryası olmak üzere, ezilen tüm  halklarının kardeş Kürt ulusuna destek olmak için, Kürt ulusunun haklı taleplerini sahip çıkıp kendi burjuvazisine ve kendi devletine karşı Kürt halkının yanında yer alarak enternasyonalist görevini yerine getirmesi için, başta komünistler olmak üzere tüm demokrat, devrimci ve aydınlara büyük görev düşüyor. 

25.08.2015

YDİ Çağrı okuru

 

 

 

Dünyadan

İşçi Dünyası