• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Cts10212017

Last updatePrş, 19 Eki 2017 3pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kadın "KIYAFETİME KARIŞMA!"

Kadın

"KIYAFETİME KARIŞMA!"

"KIYAFETİME KARIŞMA!"

Bu ülkede kadınların kıyafetine hep karışıldı. Baba karıştı... Abi karıştı... Öğretmen karıştı... Sevgili karıştı!... Koca karıştı!... Devlet karıştı!... Mahalle karıştı!

Ve hâlâ da karışılmaya  devam ediliyor!

Kısa giyemezsin... Dar giyemezsin... Kolsuz tişört giyemezsin... Pantolon giyemezsin, eteğin boyu şu kadar olmalı... Başörtüsüyle/tesettürle buraya-şuraya giremezsin... vs. vs.

Kimileri kadınları "açık-seçik" giyindiği için damgalıyor, aşağılıyor... Kimileri de kadınları "örtündüğü" için aşağılıyor ve dışlıyor! Hangi mahallede yaşadığınıza bağlı! Kadınları haşema ile denize girdiği için kem gözlerle süzen, türbana yasak koyan zihniyet ile kısa etek/şortu nedeniyle ona otobüste/parkta saldıran zihniyet özde aynı. Her ikisinde de aynı tahammülsüzlük ve kadınların kıyafetine ve hatta bütün hayatına  karışmayı dünyanın en normal şeyiymiş gibi gören bir haddini bilmezlik sözkonusu!

Bu ülkede kadınlar, kıyafetleri bahane edilerek saldırıya uğruyor!

Bunlara bir yenisi eklendi: Şortla gezdiği için bir genç kadın özel güvenlik görevlisi tarafından İstanbul'da, Maçka parkından çıkarılmak istendi. Bu olayın hemen ertesinde Maçka Parkında "kıyafetime karışma" eylemi yapıldı. Bu eylemin en olumlu yanı her kesimden kadınların ve hatta az sayıda da olsa, başörtülü ve tesettürlü kadınların da katılmış olmalarıydı. Her yaştan ve farklı kesimlerden kadınlar hep bir ağızdan "Yeter artık! Kıyafetime karışma!" "Şortumu da giyerim, başörtümü de takarım! "Ne istersek giyeriz her yerde de gezeriz"şeklinde slogan atıyorlardı! Umut verici bir eylem!

Kadınların açık eşittir  "fahişe", kapalı eşittir "cahil, bağnaz, köle" olarak sıfatlandırılarak erkeklerin kutuplaştırma siyasetine alet edilmelerine karşı umut vadeden bir çıkış!

Hiç kimse kadınların kıyafetine karışma hakkına sahip değildir! Kadınlar ister başlarını açar, ister başörtüsü takarlar... İsterse şort giyer ya da uzun etekle gezerler... Haşema ya da bikiniyle denize girerler!... Biz kimsenin kıyafetinden dolayı hakarete uğramadığı ve dışlanmadığı bir dünya istiyoruz. Kadınların ne giyip ne giymeyeceklerine özgürce karar verebileceği bir dünya istiyoruz. Mahalle baskısının olmadığı, kadınların özgürlüklerinin kısıtlanmadığı bir dünya istiyoruz!

Ve herşeyden önce de;

Kadınların bedeni üzerinden siyaset yapılmasına bir son verilmesini istiyoruz!

Yeter artık! Elinizi, dilinizi, siyasetinizi kadınların bedeninden çekin!

Maçka parkındaki eylemde yakalanan birliktelik büyütülmek zorundadır!  Erkeklerin belirlediği siyasetle "kutuplaştırılarak"  bölmenin karşısında kadınların özgürlükleri ve kendi yaşamlarını kendilerinin belirleme mücadelesi durmak zorundadır. Bunun için mücadele etmeye değer!

Kadınların birliğini engellemek için bakın nasıl nifak tohumu saçılıyor:

"Kıyafetime karışma" kampanyası çerçevesindeki eylemleri karalamak için bazıları yine işbaşındaydı. Artık alışkanlık oldu: En küçük bir direniş ve hak arayışı dahi "dış güçlerin oyunu" "vatan hainliği"  vb. şeklinde damgalanarak karalanmak isteniyor. Gayet bilinçli bir baskılama ve sindirme taktiği sözkonusu olan.

Örneğin Akşam gazetesinin bir köşe yazarı şöyle diyor:

“Kamuoyu, ABD’nin yanı başımızda terör ordusu oluşturduğundan habersiz  “yaşam tarzı” kavgasıyla uyutuluyor. “Kıyafetime dokunma” kampanyası da küreselcilerin yönlendirmesi altındaki kadın örgütleri ile medyanın birlikte oluşturduğu gündemlerden biri.

“Devletime, vatanıma dokunma” yerine, küreselci çetenin etkisiyle başlatılan “kıyafetime dokunma” kampanyası yürüyor. Aslında kimsenin kıyafetine, yaşam tarzına dokunulduğu yok; tehdit kıyafete ya da yaşam tarzına değil, ülkenin bekasına; bu gürültünün amacı da işte bu gerçeği örtbas etmek, kamuoyunun dikkatlerini dağıtmak, ülkenin karşı karşıya olduğu tehlikeler üzerinde kafa yormasını engellemek ve tabii sonuçta toplumu ayrıştırarak bir bütün olmaktan çıkarmak." (http://www.aksam.com.tr/kurtulus-tayiz/yazarlar/abdnin-tirlari-beka-tehdidi-c2/haber-647905)

Biz kadınlar, kıyafetimize nasıl karışıldığını, özgürlüklerimizin nasıl kısıtlandığını gayet iyi biliyoruz. Buna karşı mücadelemiz sonuna kadar haklı bir mücadeledir. Kim ki, olayı çarpıtarak 'terörist', 'dış güçler tarafından yönlendiri'lenler vb. olarak hedef gösteriyorsa, bu gerçeği karartmaya çalışmaktır.

Ancak boşuna! Bu ülkede kadınların özgür olmadığına, beşikten tutun mezara kadar kadınların herşeyine karışmayı kendine hak gören koyu bir erkek egemenliğinin varolduğuna her kadın tanıktır.!

28 Ağustos 2017

Dünyadan

İşçi Dünyası