• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt11202017

Last updatePz, 19 Kas 2017 4pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Kadın 8 Mart Kutlamalarından...

Kadın

8 Mart Kutlamalarından...

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜNDEN…

Dünya Emekçi Kadınlar Günü 8 Mart Kuzey Kürdistan/Türkiye’nin her yerinde yapılan etkinliklerle, eylemlerle coşkuyla kutlandı. İşte bu eylemlerden bazıları:

İSTANBUL/KADIKÖY

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, çeşitli kadın kurumlarının bir araya gelerek oluşturdukları İstanbul 8 Mart Kadın Platformunun çağrısı ve öncülüğü ile binlerce kadın, 8 Mart Pazar günü Kadıköy’de bir araya geldi.

Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde toplanan kadınlar, Kadıköy iskelesine doğru yürüyüşe geçtiler.

Biz de Yeni Kadın Dünyası olarak hazırlamış olduğumuz “Yas tutmuyor isyan ediyoruz, erkek egemen düzene başkaldırıyoruz!” imzalı pankartımızla kortej oluşturarak yürüyüşe katıldık. Yürüyüş boyunca çeşitli sloganlar attık. Bunlardan bazıları: “Yaşasın 8 Mart, yaşasın Kadın Dayanışması!, Jin Jiyan Azadi!, Kahrolsun erkek egemen Sistem!, Fıtrat dediniz, iffet dediniz kadınları katlettiniz!, Gözaltında tacize, tecavüze son!, Kadınlar el ele örgütlü mücadeleye!”

Kadın Platformunun taşıdığı ana pankart: “Erkek Devlet Şiddetine, Kimliğimizin Yok Sayılmasına, Emeğimizin Sömürülmesine Karşı Dayanışmamız ve İsyanımız Büyüyor!” idi.

Tüm kadın kurumları, platform tarafından isimleri okunarak coşkulu bir şekilde miting alanına girdiler. Kısa bir selamlamadan sonra platformun ortak hazırlamış olduğu basın metni sunucu Zeynep Derya tarafından okundu. Metinde; Özgecan’ın katledilmesiyle toplumun birçok kesimini sokağa döken erkek şiddetine karşı kadınların yıllardır isyanının sürdüğü, kadın kimliğiyle eşit bir biçimde, katılmak için direndikçe, saldırıların ve baskıların arttığı, AKP iktidarının kadına yönelik şiddet konusunda iki yüzlü davrandığı, kadınları hayatın her alanında biçimlendirmeye çalıştığı ve kendi iktidar döneminde erkek şiddetinin ne boyutlara vardığını inkar etmekten vazgeçmediği vurgulandı.

Rojava’da ve Şengal’de binlerce kadını katleden ve tecavüz eden, Ezidi kadınları köle pazarlarında satan DAİŞ’e karşı kadınların zaferi, yaptıkları devrim ve tüm Kürdistan’da kadınların erkek ve devlet şiddetine karşı geliştirdikleri öz savunma, kadınların evde, işte, sokakta verdikleri mücadeleye güç kattığı, bu mücadelenin bir parçası olarak Türkiye’de yürütülen çözüm sürecinde de kadınlar olarak özne ve taraf olduğu belirtildi.

Son olarak erkek egemenliğinin ve devlet şiddetinin yok saymaya çalıştığı LGBTİ bireylerin de AKP’nin muhafazakâr politikalarının hedefi olduğu, her fırsatta cinsel yönelim ve cinsiyet kimliklerini “sapkınlık, hastalık” olarak tanımlayan AKP, trans cinayetleri, nefret cinayetleri, erkek yargı tarafından cezalandırılmadığı, toplumda meşru görüldüğü, aynı zamanda kadınları ve transları her alanda ölüme mahkum eden iktidarın, hasta tutsaklardan da zulmünü esirgemediği, bu anlamda kadın hasta tutsakların biran önce özgür bırakılması talep edildi.

Basın metni iki dilde okundu. Platformun konuşmasından sonra “Cinayetlere Karşı Acil Önlem Grubu” adına ortak metin okundu. Konuşmalardan sonra Sarya Müzik Grubu sahne aldı. Müzik dinletisinden sonra Pervin Buldan konuşma yaptı. Buldan, AKP hükümetinin kadınları gerçekten koruyacak önlemler alması gerektiğini vurguladı. Pervin Buldan’ın konuşmasından sonra Ahu İrani Kürtçe ezgileriyle sahne aldı. Dinletinin ardından değişik dillerde selamlama yapıldı. Selamlamadan sonra değişik kadın guruplarının kısa konuşmalarıyla miting sona erdi.

Miting alanında yer yer erkekler de seyir için gelmişlerdi. Erkeklerin mitingden çıkmaları için Platform tarafından birkaç kez çağrı yapıldı ve erkeklerin bizi korumasına ihtiyacımız olmadığı, kadınların kendi güvenliklerini kendileri sağladıkları, miting içerisinde bulunan erkeklerin derhal alanı terk etmesi çağrısı yapıldı.

Biz, 8 Mart ile ilgili bildirilerimizin dağıtımını yaparak ve Yeni İşçi Dünyası Mart sayısının satışını yaparak miting alanından ayrıldık.

MERSİN

Mersinli kadınlar, “Geceleri de, sokakları ve meydanları asla terk etmiyoruz. Feminist Gece Yürüyüşü” pankartı ile akşam saat 20.00’den itibaren Forum AVM önünde trafiğin yoğun olduğu caddeyi trafiğe kapatarak yürüyüşe geçtiler. Bu eylemde en çok şiddete maruz kalan LGBTİ bireyleri de döviz ve flamaları ile eylemde yerlerini aldılar. Özgecan Aslan ve diğer kadın cinayetlerinin politik olduğu vurgulanarak, "Oysa biliyoruz ki ne Ayşe, ne Berna, ne Özgecan ne de diğer katledilen kadınların sebebi bireysel değil. Kadın cinayetleri politik, kadına yönelik şiddet sistematiktir. Katillerin tamamı kadınları kurgu yaparak katlediyor ve katiller bizzat devlet yasaları, tahrik indirimleriyle korunuyor. Kadına yönelik şiddeti engelleyici tedbirler alınmıyor" diye ifade ettiler. “Kadın katillerine indirim değil ağırlaştırılmış müebbet” isteyen dövizler taşıyan kadınlar, Kobane direnişinde savaşan kadınlar için slogan attılar , “Yaşasın 8 Mart!, Susma haykır Translar vardır!, Jin Jiyan azadi!, Dünya yerinde oynar kadınlar özgür olsa!, Yaşasın devrimci mücadelemiz!, Yasta değil İsyandayız!” sloganlarının atıldığı eylemde kadınlar: “Bizler şiddetinizin bu denli, büyümesinin nedenin uyanışımız olduğunu biliyoruz ve artık bunu durduramazsınız. Bizler artık yaşamlarımızla, bedenimizle, kimliğimizle ilgili kararları kendimiz verme kararlılığı ile yürüyoruz. Bizleri, hayatlarımızı tükettiğiniz evlere hapsedemeyeceksiniz. Bizler aile değil kadınız. Dünyanın yarısıyız ve gücümüzün farkındayız. Bir yanımız şiddet ve ölümle örülüyse diğer yanımız direniş, isyan ve umut dolu. Kobane'de savaşa, köle olmaya, tecavüze karşı hayatı savunup cellatlarımızı yok ettiğimiz gibi, kadınlık onuru ayaklar altına alındığında kendini savunmaktan çekinmeyen Nevin gibi son nefesinde bile tırnaklarını katilin yüzüne batıran Özgecan gibi öfkemiz isyan oldu artık.”

Kadınların Forum AVM'de saat 20.00 de başlayan yürüyüşü renkli görüntüler eşliğinde gece gece saat 22.00’ye kadar devam etti. Burada halaylar çeken kadınlar saat 23.00’de dağıldılar. Eylemde 8 Mart bildirimiz ve Yeni İşçi Dünyasının son sayısı dağıtıldı.

“Asla yalnız yürümeyeceğiz” diyen LGBTİ bireyleri ve Mersin Kadın Platformu, 5 Mart’ta Forum da, öldüresiye dövülüp bıçaklanarak bir portakal bahçesine atılan İpek isimli bir kadının durumuna dikkat çekmek için bir basın açıklaması yaptı. Bahçede çalışan işçiler tarafından bulunan İpek hala Mersin Devlet Hastahanesi'nde tedavi görüyor. LGBTİ’lere yapılan ayrımcılığa dikkat çekilen açıklamada, “Mersin’de ve ülke genelinde yaşanan diğer transfobik saldırılarda olduğu gibi 'hat etti' diyenler çıkacaktır. Muhakkak bu saldırının da ardından 'Travesti zaten hak etti', 'Ahlaksız bunlar', 'Sapkınlar' diyerek nefretin üstünü örtemezsiniz." Devletin topluma yaydığı nefret politikasını teşhir ettiler..

ESENYURT

“Kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete, savaşa ve kadın emeğinin yok sayılmasına karşı isyandayız!”  şiarı altında, bizimde Yeni Kadın Dünyası olarak katıldığımız ve toplam dört kurumdan oluşan “Esenyurtlu Kadınlar Platformu” bünyesinde 8 Mart Cuma günü yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi. Hazırlanmış olan ortak pankart ve dövizler ile Esenyurt Bulut durağından başlayan yürüyüş,  sloganlar ve zılgıtlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu.   

Yürüyüş boyunca sloganlar atılarak, kadına yönelik şiddet lanetlendi. Atılan sloganlardan bazıları şöyleydi: “Erkek vuruyor, devlet koruyor!, Sınıfsal, ulusal, cinsel sömürüye son!, Görünmeyen emek sesini yükselt!, Devlet elini bedenimden çek!, Yaşasın kadın dayanışması!”  

Alana varıldığında hazırlanmış olan basın metni bir arkadaş tarafından okundu. Basın açıklamasında; 2015’te kadına yönelik şiddetin artarak devam ettiği, her gün 3 kadının katledildiği, son Özgecan cinayetinin ardından, Türkiye’nin her yerinde kadınların öfkesinin ve isyanının büyüdüğü, bununla birlikte hükümetin muhafazakâr politikaları ile kadınlara her fırsatta ev ve annelikle cinsiyetçi roller biçerek hayatları kuşatma altına aldığı, karşı çıkan kadınların hedef gösterildiği, mevsimlik tarım işçileri, göçmen işçileri ve ev işçilerine ölüm koşulları dayatıldığı, fakat kadınların görünmeyen emeğinin değeri bilinene kadar, sermayenin kadın emeği sömürüsünün çarkını kırana kadar mücadele edecekleri vurgulandı. Aynı zamanda Kobane’de destansı bir direniş sergileyen kadınların mücadelesinin de yol gösterdiği ve ne iç güvenlik paketleri, ne de sermayeye köle etmeye çalışılan programlarla, kadınları mücadele etmekten alıkoyamayacakları, kadınların korkmadığı, öz savunmalarıyla hayatı var etmeye devam edecekleri vurgulandı.

8 Mart etkinliği basın açıklaması okunduktan sonra sona erdi.

GÜNEY KÜLTÜR MERKEZİ/ESENYURT

11 Mart Çarşamba günü GKM’de Yeni Kadın Dünyası’nın örgütlediği 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği gerçekleştirildi.

Etkinlik bir kadın arkadaşın 8 Mart’ın tarihçesi ve önemi ile ilgili sunumuyla başladı. Arkadaş konuşmasında, aynı zamanda 11 Mart’ın Berkin Elvan’ın katledilişinin birinci yıldönümü olduğunu, Berkin Elvan’ın katilinin faşist devlet olduğunu ve hesabının mutlaka sorulacağını belirtti.

Sunumdan sonra slayt gösterimi eşliğinde ‘Komünistlerden Kadınlara Çağrı’ adlı şiiri bir kadın arkadaş okudu. Ardından program müzik dinletisiyle devam etti.

Müzik dinletisinin ardından bir kadın arkadaş Saadet Ün adlı kadın şairden “Kutlu olsun Günümüz” adlı şiiri okudu.

Güney İşçi Tiyatrosu Yılmaz Erdoğan’ın “Kadınlık bizde kalsın” adlı oyunundan “Sevim Taşan Benim” adlı epizodu sahneledi.

Yaklaşık bir buçuk saat süren etkinliğe katılım yaklaşık 50 civarındaydı. Katılımın tümüne yakını gençlerden oluşmaktaydı. Etkinlik katılımcılar tarafından beğeniyle izlendi.

ALMANYA/AACHEN

Irkçılığa Karşı Enternasyonal Platform Aachen tarafından düzenlenen; Alman’ların, Güney kültür, sanat, edebiyat dergisi okurları ve YDİ Çağrı okurların da destek verdiği, kültürel bölümü olan bir etkinlik düzenlendi. Etkinlik de konuşmacı Güney yazarlarından Seher Yeğin’di.

Etkinlik saygı duruşu ile başladı. Nazım Hikmet’in ‘Bizim Kadınlarımız’ adlı şiiri Erdoğan Egemenoğlu’nun sesi ile dinletildi.

Platform adına bir arkadaş kısa bir konuşma yaptı. Kürtçe, Türkçe, Almanca yapılan konuşmanın bir bölümü şöyle: “Bugün Uluslararası işçi-emekçi kadınların mücadele günü 8 Mart. Bu mücadele günümüze sahip çıkalım! Mücadeleyle kazanılan bu tarihi gün için, işçi-emekçi kadınlar binlerce bedel ödedi, ödüyor. 8 Mart’ın direniş ruhuna sahip çıkalım. Bu mücadele gününün unutturulmasına izin vermeyelim. Bu şanlı günü, mücadelemizde sonsuza dek yaşatalım. 8 Mart, biz işçi ve emekçi kadınların, toplumda kadınlara yönelik her türlü tacize, tecavüze şiddet ve katliamlara karşı, kısacası erkek egemen kapitalist sömürü düzenine karşı yürüttüğümüz mücadelenin günüdür. Kadınlar olarak bizler  dünya nüfusunun yarısıyız. Ama erkeklerin sahip olduğu tüm haklara sahip değiliz. Biz kadınlar tüm haklara sahip olmak bir yana, bu düzenin, her gün çok çeşitli biçimlerde hedefi oluyoruz. Evde, okulda, fabrikada, sokakta her yerde tacize, tecavüze şiddet ve katliamlara maruz kalan bizleriz. Bunun en canlı örneği; Mersin de iki hafta önce bindiği bir minibüsün şoförü tarafından tecavüze karşı direndiği için hunharca öldürülen ve sonra cesedi yakılan Özgecan Aslandır.“

Seher Yegin de yaptığı konuşmada: “asıl sorunun kadın sorunu olmadığını, asıl sorunun sistem sorunu ve sistemin yarattığı erkek sorunu olduğunu” belirterek, kadınlar üzerindeki şiddete karşı nasıl mücadele yöntemlerinin kullanılacağı üzerine açıklamalarda bulundu. Sözlerine şöyle devam etti: “Tarihi, insanlığın ezilmişliği kadar eski bir sorundan söz ediyoruz. Yani cinselliğin, ezilmişliği problemi, insanlığın ezilmişliği kadar eskidir. Bundan dolayı kadınlar tarihin ezilen en eski sınıfıdır. Kadın ezilen en eski sınıf olurken, ezen ise kapitalist ataerkil sistemin kendisidir. O yüzden de bu sorunu ele alırken, sistemin çözümlenmesi ve bu sisteme karşı mücadele yöntemlerinin aranması gerekir. Toplumun kadını da erkeği de bu sistemden nasibini almıştır. Kadın bu kölelik ve ezilmişliği içselleştirerek nasibini almış, erkek te aynı şekilde kendisine biçilen rolleri içselleştirerek nasibini almıştır“   

Etkinlikte, sanatçı Ali İhsan Doğan Kurmanç-Zazaki ve Türkçe ezgileriyle müzik dinletisi sundu. Ayrıca Alman Gitar hocası Ulrike Hilles gitar dinletisi ile dinleyicilerin büyük beğenisini aldı. Dilan ve Rojda’nın   müzik dinletisiyle etkinlik son buldu. Etkinliğe yüze yakın bir katılım sağlandı.

Mart 2015

Dünyadan

İşçi Dünyası