• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA İŞÇİ DÜNYASI GREV YASAKLARINA SON!

İşçi Dünyası

GREV YASAKLARINA SON!

GREV YASAKLARINA SON!

YASAKLARINIZ, İŞÇİ SINIFININ MÜCADELESİNİ ENGELLEYEMEZ!

2014 yılının Eylül ayında, Birleşik Metal İşçileri Sendikası ile Metal Sanayi İşverenleri Sendikası (MESS) arasında, MESS’in 3 yıllık sözleşme dayatması, ücret ve diğer haklarda hiç bir adım atmaması sonucu toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış ve sendika greve gitmişti. Grev, daha grevin üzerinden 24 saat geçmeden Bakanlar Kurulu tarafından “milli güvenliği ve genel sağlığı tehdit”gerekçesiyle yasaklandı. Yasaklandı diyoruz çünkü, grevin yasal olarak 60 gün süre ile ertelenmesi sonrasında yeniden greve devam etmek imkansız hale geliyor.Yasal olarak sedikanın 60 günlük süre içerisinde grev kararının iptaline karşı dava açması ve davanın bu süre içerisinde karara bağlanması gerekiyor. Bu süre dolmadan mahkemeden grevin devam edebileceği yönünde bir karar çıkmadığı taktirde alınan grev kararı kendiliğinden ortadan kalkıyor. Türkiyedeki hukuk sisteminin nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz. Şimdiye kadarki hiç bir grev ertelemesinde işçiler yeniden grev yapamadılar.

Yasal süreç bir yana 60 gün süreyle grev yaptırmamak demek patronun, işçi çıkartmaktan tutalım da üretimin kaydırılmasına kadar alacağı bir dizi önlem göz önünde bulundurulduğunda zaten imkansız hale getirilmektedir.

Bakanlığın grev yasağını önemli oranda tanımayan işçiler mücadelelerine devam etmiş, bu mücadeleler sonucunda tek tek patronlarla yapılan ek protokollerle önemli kazanımlar elde etmişlerdi. Mücadelenin bir diğer kazanımı MESS’e bağlı 10 şirketin MESS’den kopmuş olmasıydı.

Bu sürecin üzerinden çok geçmeden, MESS’den ayrılan GE Grid Solution (eski Alstom) ABB Elektrik, Schneider Enerji ve Schneider Elektrik patronları biraraya gelerek ayrı bir işverenler sendikası kurdular. Elektro Mekanik İşverenleri Sendikası (EMİS) adını verdikleri bu patron örgütü ile Birleşik Metal İşçileri Sendikası arasında 7 Eylül 2016’da ilk görüşmeler başladı.  Bu görüşmeler 3,5 ay sürdü. Bu süre içerisinde karşılıklı olarak bir dizi teklifte bulunuldu, sendika işçilerle çok sayıda toplantı gerçekleştirdi. MESS’den ayrılan işyerlerinde örgütlü olan işçiler ciddi bir kazanım elde etmeden geri adım atmayacaklarını her fırsatta ortaya koydular. Sendika, işyerlerinde işçinin önüne sandık koyarak greve çıkmayı isteyip  istemediklerini sordu. Yapılan oylama sonucunda işçilerin greve evet demeleri ertesinde sendika grev kararı aldı.

EMİS ile görüşmeler 26 Aralık’ta alınan grev kararı ertesinde de devam etti. En son 19 Ocak Perşembe gece yarısına kadar süren görüşmelerden de bir sonuç çıkmadı. 20 Ocak’ta sabah saatlerinden itibaren yukarıda belirttiğimiz dört işletmeye bağlı toplam 2200 işçinin çalıştığı fabrikalarda greve çıkıldı.Halaylar ve sloganlarla oldukça çoşkulu başlayan grev sevinci devam ederken, greve çıkılmasının üzerinden 3 saat geçmeden Bakanlar Kurulu kararıyla bu kez sadece(!) “milli güvenliği tehdit” ettiği gerekçesiyle metal işçilerinin grevi bir kez daha yasaklandı.

Bu grev yasağından sadece iki gün önce Bursa Orhangazi’de kurulu bulunan, Birleşik Metal İşçileri Sendikası’nın örgütlü olduğu Asil Çelik fabrikasında 18 Ocak’ta başlayacak olan grev aynı gerekçeyle yasaklandı. Bu yasak, ister istemez grev aşamasına gelmiş olan EMİS sürecini de etkiledi. EMİS patronları bu yasaktan güç alarak daha fazla adım atmaya yanaşmadılar.

Fakat Asilçelik grevinin yasaklanması,  EMİS bünyesindeki fabrikalarında örgütlü işçilerin kararlılığını etkilemedi. Bu yasağın EMİS grevinin de yasaklanacağının habercisi olduğunun bilincinde olan işçiler grevleri yasaklansa da mücadelelerine devam edeceklerini ortaya koyuyorlardı.

Nitekim Bakanlar Kurulu tarafından apar topar yasaklanan grev, metal işçisinin direnişini bitiremedi. İşçiler fabrika önlerine gelerek fiili mücadelelerine devam ediyor, bu yasağı tanımayacaklarını ilan ediyorlar. İşçilerin örgütlü olduğu tüm fabrikalarda grev yasağının duyulmasının ardından çeşitli eylemlerle grev yasağı kararını protesto ediyorlar.

Grevin yasaklanmasının ardından Birleşik Metal İşçileri Sendika, “EMİS İşyerlerindeki Grevimiz Bakanlar Kurulu Kararıyla Yasaklandı Bu Hak Gaspına Boyun Eğmeyeceğiz!” başlığı ile yayınladığı kamuoyu açıklamasında şunları dile getirdi:

 “Sendikamızın örgütlü olduğu GE Grid Solution, ABB Elektrik, Schneider Enerji ve Schneider Elektrik işletmelerine bağlı fabrikalarda bu sabah 2200 üyemizin tam katılımıyla başlattığımız grevimiz öğlen saatlerinde yayınlanan Bakanlar Kurulu kararıyla ertelendi (yasaklandı).

Hükümet, iki gün önce Asil Çelik’te de aynı kararı alarak işçilerin en temel hakkı olan grev hakkının kullanımı ortadan kaldırmıştı. Bugün de benzer karar işveren sendikası EMİS bünyesindeki fabrikalarda çalışan üyelerimizin başlattığı grev için alındı.

Bilinmelidir ki metal işçileri, Hükümet tarafından artık bir alışkanlık haline getirilen bu hukuksuzluğa boyun eğmeyecektir. Hükümet ve işverenlerin kol kola işçilerin haklarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılarına karşı mücadelemiz devam edecektir.

Grevimizin ertelendiği EMİS’e bağlı fabrikalarda işçiler pazartesi gününe kadar işbaşı yapmayacaktır.

Artık canımıza tak eden grev yasağı dayatmasına karşı sendikamız, EMİS işyerlerinde mücadelenin nasıl sürdürüleceğinin kararını her zaman olduğu gibi yine işçilerle birlikte alacaktır.

Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.

BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI

Genel Yönetim Kurulu”

Sendikanın yaptığı açıklamaya bakılırsa Pazartesi gününe kadar grev yasağı ile ilgili eylemlilikler devam edecek. Pazartesi gününden sonra bu mücadelenin nasıl bir seyir izleyeceğini göreceğiz.

Hükümet, içinde bulunulan OHAL sürecini bahane ederek grev yasakları konusunda her zamankinden daha rahat davranıyor.

EMİS bünyesinde örgütlü olan işçilerin mücadelesi tek başına, özellikle bu politik ortamda EMİS patronlarına geri adım attırmaya yetmeyecektir. En başta Birleşik Metal İş’e bağlı fabrikalardaki tüm işçiler, metal işkolunda çalışan işçiler, işçi sınıfı; metal işçilerinin haklı mücadelesine sahip çıkmalı desteklemelidirler. EMİS’den yenilgi ile çıkmak, bu yıl MESS ile başlayacak toplu pazarlık sürecini de olumsuz etkileyeceği açıktır.

EMİS fabrikalarında metal işçilerinin haklı mücadelesi, tüm metal işçilerinin, işçi sınıfının mücadelesi olmak zorundadır.

EMİS şirketlerinin herbirinin uluslararası alanda dev şirketler olmaları ve çok yüksek karlara sahip olmalarına rağmen işçiye açlık sınırında yaşayacak bir ücreti dahi çok görüyorlar. Kapitalistler kara doymuyor! Kapitalizmde tüm devletler ve hükümetler hep patronların yanında yer almışlardır, alacaklardır. Bunda şaşılacak bir durum da yoktur. Çünkü bu devletler sermayenin, dolayısıyla kapitalist burjuvazinin bekçiliğini yapmak için varlar. Burada önemli olan işçi sınıfınınbir bütün olarak bu gerçeği görüp sermaye sınıfına karşı daha temel bir mücadele yürütmesi gerektiğinin bilincine varmasıdır.

Yaşasın Metal İşçilerin Hak Alma Mücadelesi!

Yaşasın İşçi Sınıfı Dayanışması!

Haydi Mücadeleye, Haydi Dayanışmaya!

20 Ocak 2016

Dünyadan

İşçi Dünyası