• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA İŞÇİ DÜNYASI 1 MAYIS YAKLAŞIRKEN…

İşçi Dünyası

1 MAYIS YAKLAŞIRKEN…

1 MAYIS YAKLAŞIRKEN…

İşçi sınıfının birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs yaklaşıyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Kürdistan Türkiye’de de sermaye sınıfının işçi sınıfına yönelik saldırıları sürüyor.

AKP hükümetinin sermaye yararına sınıfa yönelik saldırının boyutlarının arttığı bir dönemden geçiyoruz. Faşist devlet ve onu anda yöneten güç olan AKP hükümeti Kuzey Kürdistan’da savaş yürütüyor. Türkiye’de devrimci gruplara yönelik, savaşa karşı çıkan kesimlere yönelik baskılar artıyor. Barış bildirisini imzalamak, hükümetin hoşuna gitmeyen haber yapmak; işini kaybetme, tutuklanma nedeni olabiliyor. Baskı, sindirme, terör devlet tarafından sistemli bir biçimde uygulanıyor.

Diğer yandan sermayenin hükümetinin işçi sınıfına yönelik saldırıları artıyor. Kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesi, kiralık işçi uygulamasının yasallaştırılmak istenmesi, esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması, kuralsız, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması, taşeron işçilere kadro verileceği aldatmacası bu saldırıların boyutunu oluşturuyor.

Tam da böyle bir ortamda işçi sınıfının talepleriyle 1 Mayıs’ta alanlara çıkması, kendi gücünü göstermesi önemlidir. Birleşik, kitlesel 1 Mayıs’ın örgütlenmesi bu açıdan önem arz etmektedir.

MÜCADELE VE ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİ İLKE DEĞİLDİR!

Sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu konuma göre taktik belirlenmek zorundadır. Sınıf mücadelesinin yükseldiği durumda izlenecek taktik ile sınıf mücadelesinin gerilediği koşullarda izlenecek taktik bir ve aynı olamaz. Oportünistler için sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu konum hiç de önemli değildir. Onlar sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu konumdan bağımsız olarak, kendi gerçeğini toplumsal gerçeklik, halkın gerçekliği olarak algılar, mücadele ederler. Böyle olduğu içinde konakladıkları yer, son tahlilde  halk adına mücadele, öncü savaşıdır!

Komünistlerin hangi taktiğe başvuracağını, hangi mücadele biçimini seçeceğini, hangi örgütlenme aracına başvuracağını belirleyen temel olgu; sınıf mücadelesinin içinde bulunduğu konumdur.

Devrimci mücadelenin, sınıf mücadelesinin geliştiği, yükseldiği dönemde, komünistlerin taktiği saldırı taktiğidir. Dolayısıyla örgütlenme biçimleri de sınıf mücadelesinin gelişmesinin gerekliliklerine uygun olur. Siyasi gösteriler, siyasi grevler, siyasi genel grev, barikat savaşları, ayaklanma, seçimlerin boykot edilmesi vb. bu dönemin mücadele biçimleridir.

Devrimci mücadelenin, sınıf mücadelesinin yenildiği, geri çekildiği dönemde, komünistlerin taktiği geri çekilme taktiğidir. Devrimci mücadelenin geri çekilmesini, devrimin alçalmasını dikkate alan taktik izlenmek zorundadır. Bu dönemde mücadele ve örgütlenme biçimleri değişir. Seçimleri boykot yerine seçimlere katılma, siyasi grevler yerine iktisadi grevler, devrimci kitle örgütleri yerine kültür ve eğitim örgütleri geçer vb.

Devrimci çalışmada, devrimci faaliyette temel sorun; işçi sınıfı ve emekçiler içine komünist düşünceleri, alternatifi, burjuva düşüncelerle çatışma içinde taşımak, işçi sınıfının ve emekçi yığınlarını bilinç ve örgütlenme seviyesini yükseltmektir. Hangi taktik bunun için daha elverişli şartlar yaratır? Hangi taktik kullanılırsa, komünist düşünceler daha yoğun bir biçimde halk içine taşınabilir?

Faaliyet yürütürken, eylemlere nasıl katılınacağını belirlerken; hangi taktiğe başvuracağını tespit ederken; aktardığımız bu noktalar temel alınmak zorundadır.

TAKSİM İLKE DEĞİLDİR!

Taksim 1 Mayıs alanın özel bir önemi var. 1977 1 Mayıs kutlamasında, işçi sınıfının alanı dolduran gücünden korkan devlet alanı kana boyadı. 34 işçi katledildi. Onlarcası yaralandı. Bu katliamdan sonra uzun yıllar Taksim alanı 1 Mayıs kutlamalarına kapatıldı.

Taksim’de 1 Mayıs’ın kutlanması için uzun yıllar can bedeli mücadele yürütüldü. Mehmet Akif Dalcı katledildi. Onlarca devrimci yaralandı. Binlercesi gözaltına alındı.

Egemenler arasındaki iktidar mücadelesinde AKP’yi yıpratmak isteyen Kemalistler, bilumum ulusalcılar Taksim’i kullandı. Kemalistlerin derdi 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması değildi, değildir. Onların derdi Taksim alanını kullanarak AKP’yi yıpratmak, köşeye sıkıştırmaktır. Devrimci grupların önemli bir bölümü de bu oyuna geldi, Kemalistlerin kuyruğunda hareket etti, ediyor.  

AKP 1 Mayıs’ı “Emek ve Dayanışma Bayramı” ilan etti. 2011, 2012 yılında 1 Mayıs sorunsuz kutlandı. Fakat bu uzun sürmedi. 2013’te Taksim alanı 1 Mayıs kutlamalarına yeniden kapatıldı. Sadece 1 Mayıs’ta değil, Taksim alanında her türlü gösteri, eylem yasaklandı.

Özel anlamından dolayı İstanbul’da 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamayı talep etmek doğrudur. AKP hükümetinin yasakçı tutumuna karşı çıkmak, mücadele etmek doğrudur. 1 Mayıs’ı Taksim alanında kutlamak için yasağı zorlamak doğrudur. Ancak bu yapılırken 1 Mayıs kutlaması bir alana, Taksim’e sıkıştırılmamalıdır. Taksim ilke, kural haline getirilmemelidir.

NE YAPMALI?

Bugün işçi sınıfının, emekçilerin gücü, Taksim alanına konulan yasağı ortadan kaldıracak güçte değildir.  2013 yılında konulan yasak, alınan önlemler, estirilen terör sonucu Taksim’e giden kitlenin sayısı giderek azalmış, devrimci grupların örgütlü gücü, sendikaların yöneticileri ile sınırlı hale gelmiştir. 1 Mayıs’ın nasıl kutlanacağı konusunda bu olgu dikkate alınmak zorundadır.

İstanbul’da 1 Mayıs’ı bir alana sıkıştırma, bir alanda kutlama yerine, Taksim alanı dışında bir noktada 1 Mayıs kutlanabilir. 1 Mayıs'ın ille de Taksim'de kutlanması gerektiği önerilerinin/çağrılarının olması durumunda, 1 Mayıs'ın Taksim'e endekslenmesi durumunda, önerimiz İstanbul’un çeşitli sanayi havzalarında 1 Mayıs'ın kutlanmasıdır. Sanayi havzalarında pekela bu yapılabilir. 1 Mayıs’ın buralarda kutlanması için çalışma yapılabilir. Bu mümkündür. Örneğin Esenyurt, Kıraç, Hadımköy havzasında 1 Mayıs kutlanabilir. Çağlayan, Bayrampaşa, İkitelli bölgesinde 1 Mayıs kutlanabilir. Anadolu yakasında iki yerde ya da tek yerde 1 Mayıs kutlanabilir.

2015 1 Mayıs’ında İstanbul’un değişik bölgelerinde, Taksim’ e gitmek isteyen kitleye polisin izin vermemesi sonucu yapılan yürüyüşler, eylemler bunun olabileceğini gösteriyor.

1 MAYIS’TA ALANLARA!

Çalışan, yaratan, üreten biziz. Ama aynı zamanda yoksul olan, geçim derdinde olan, sömürülen, emeğinin karşılığını alamayan yine biziz. Yönetenler, zenginleşen onlar. Yani kapitalistler.

Biz işçilerin bağımsız siyaseti olmalıdır. Egemen sınıf kliklerinin aralarındaki kavgada taraf tutmamalı, onlardan bağımsız sınıf mücadelesi yürütmeliyiz.

Sorunlarımızı dile getirmek için kendi mücadele günümüz olan 1 Mayıs’ta alanlara çıkmalıyız. Taleplerimizle, gücümüzle alanları doldurmalıyız.

Yaşasın 1 Mayıs!

Bıji 1 Gulan!

11.04.2016

Dünyadan

İşçi Dünyası