• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Güncel FAŞİZME KARŞI: DEMOKRASİ CEPHESİNİ İNŞA EDELİM!

Güncel

FAŞİZME KARŞI: DEMOKRASİ CEPHESİNİ İNŞA EDELİM!

FAŞİZME KARŞI:
DEMOKRASİ CEPHESİNİ İNŞA EDELİM!

Kuzey Kürdistan/Türkiye’de AKP/Erdoğan yönetiminden rahatsız olan Batılı emperyalist güçlerle, Vatan Partisi gibi Turancı-faşist partilerle, CHP gibi Kemalist faşist partilerle, Saadet Partisi gibi başkanı Sivas katliamının baş sorumlularından biri olan partiyle, MHP’nin Gülenci kesimiyle, Gülencilerle birlikte, el ele demokrasi mücadelesi olmaz! Kendileri demokrat olmayanların demokrasi adına mücadelesi, sahtekârlıktan başka bir şey değildir. Devrimci sol, bu sahte demokrat unsurlarını teşhir ederek, onlardan kendini kesin çizgilerle ayırarak, “Tayyip’e Hayır” cephesinden kendini kurtararak, gerçek anlamda bir “demokrasi cephesi”nin yaratılmasına yönelmek zorundadır.
Böyle bir demokrasi cephesinin anayasa konusunda temel talebi, 1982 faşist anayasasının ve bu anayasaya dayalı tüm kurumların bütünüyle tasfiyesi ve yeni demokratik bir anayasanın hazırlanması olmak zorundadır.
Çok uluslu T.C. de, Türk ulusunun egemenliğine dayalı hiçbir anayasa demokratik değildir.
Çok uluslu T.C. de, etnik parçalı büyük bir coğrafyayı tek merkezden yönetmeyi temel alan, merkezci bir anayasa; “Tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet” anayasası demokratik değildir. Bireysel demokratik hakları merkeze koymayan bir anayasa demokratik değildir.
Demokrasi cephesi, demokrasi konusunda asgari müşterekleri temel alan güçlerin oluşturduğu bir cephe olmalıdır. Asgari müşterek “anti-Tayyipçilik” değil, faşizme karşı mücadelenin temel alınması, Türkiye’nin burjuva demokrat bir cumhuriyete dönüştürülmesi mücadelesidir. Burjuva demokrasisidir. Tayyip iktidarı mevcut durumda öne çıkan güç olsa da, Kuzey Kürdistan/Türkiye’de demokrasi mücadelesinin hedeflerinden yalnızca biridir.
Kuzey Kürdistan/Türkiye’de bunu kavramayan bir demokrasi mücadelesi, pratikte, faşizmin biçimlerinden biri için mücadele sınırları dışına çıkmaz, çıkamaz! 
Denilebilir ki, bugün gerçek bir demokrasi programı ile bugünkü şartlarda Kuzey Kürdistan/Türkiye toplumunda çoğunluğu sağlamak, çoğunluğun desteğini almak mümkün değildir. Böyle bir itiraz gerçekçi bir durum değerlendirmesidir.
Her ne kadar devrimci gruplar bu görüşte değillerse de, çoğuna göre, devrimci durum var, halklarımız devrime hazırdır. Oysa ülkelerimizin gerçekliği bu değil. Kuzey Kürdistan/Türkiye’de halkın büyük çoğunluğu anda devrimci düşünceler temelinde örgütlenmeye ve harekete hazır değildir. Gerçekliğimiz budur.
Devrimciler açısından bundan çıkarılacak sonuç nedir, ne olmalıdır?
Devrimci grupların büyük çoğunluğu, bundan, tüm radikal söylemlere rağmen, egemenlerin bir bölümünün kuyruğuna takılma anlamına gelen siyasi sonuçlar çıkarmaktadır. “Demokrasi için Hayır cephesini koruma ve genişletme” siyaseti böyle bir siyasettir. Taktik adına yürütülen böyle uzlaşmacı, sınıf işbirlikçisi, kuyrukçu bir siyasetle, “Sol” Kuzey Kürdistan/Türkiye’de yalnızca bugün değil hiçbir zaman gerçek bir alternatif olamaz!
Bu durumdan devrimci güçlerin çıkarması gereken sonuç şudur: Egemenlerin arasındaki iktidar dalaşının parçası olmayı reddederek, kendi demokrat devrimci programı ile halkın karşısına çıkmak; sahte demokrasi cephesinden ayrılarak, gerçek bir demokrasi cephesinin inşasına bugünden başlamak gerekir. Evet, bugün böyle bir program çoğunluğun desteğini almayacaktır. Fakat uzun vadede devrimci sol, burjuva iktidarının karşısında halk iktidarının yaratılmasının yolunu açan güç olmak istiyorsa, bugün yapması gereken budur.
Bu anlayışla:
Ne idüğü belirsiz “Hayır Cephesi”ni korumak, geliştirmek, büyütmek sevdasından vazgeçilmelidir!
Emperyalizm yanlısı, açık faşist ve gerici güçlerle ittifak arama siyasetinden vazgeçilmelidir!
Gerçek anlamda bir “Demokrasi Cephesi” inşa edilmelidir.
“Demokrasi Cephesi” için asgari müşterek burjuva demokrasisidir… 
Egemenlerin iktidar dalaşında dayattıkları siyasete payanda olmak yüksek siyaset, akıllı taktik vb. olarak görülen günümüzde, yalnızlığı göze almadan gerçek anlamda doğruyu savunmak mümkün değildir. Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulmayı göze almak zorundadır. Biz komünistler, onuncu köyün insanları olmayı bilmeli, doğruları savunmaktan bir an bile vazgeçmemeli, akıntıya karşı yüzme cesaretini göstermeyi bilmeli, bu konuda taviz vermemeliyiz. 
Bize ne olursa olsun çoğunluk değil, doğru, devrimci temelde çoğunluk gereklidir. Bunun yolu ise, devrimci olmayan dönemlerde yalnızlığı göze almaktan geçer…

16.06.2017

 

Dünyadan

İşçi Dünyası