• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Cts06242017

Last updateÇrş, 21 Haz 2017 9am

Back Buradasınız: ANASAYFA Güncel PARTİZAN’A AÇIK ÇAĞRI

Güncel

PARTİZAN’A AÇIK ÇAĞRI

PARTİZAN’A AÇIK ÇAĞRI

Bir süreden beri kamuoyuna yayınlanan yazılar, açıklamalar üzerinden Partizan içinde bir ayrışmanın, bölünmenin yaşandığı biliniyor. Ayrışmada anladığımız kadarıyla iki taraf var. Bir taraf öbür tarafı “Yurt Dışı Merkezli Hizip” olarak değerlendiriyor. Diğer taraf öbür tarafı “Tasfiyeci, darbeci, çeteci güruh” olarak değerlendiriyor. İki tarafta Partizan’ın tek meşru temsilcisi olduğunu iddia ediyor.  İki taraf arasında yaşanılan sorunlar, “değerlere” sahip çıkma adına şiddet kullanma noktasına varmıştır.

Partizan, Özgür Gelecek, Yeni Demokrat Gençlik adına 26 Şubat’ta yapılan açıklama şöyledir:

“Ocak 2017 tarihinde saflarımızdan ayrıldığını ilan eden sağ tasfiyeci hizip, bugün itibari ile Özgür Gelecek ve Partizan dergisinin Aksaray’daki merkez bürosunu basarak iki yoldaşımızı dövmüş ve büromuz işgal edilmiştir. Bu unsurlar yoldaşlarımızı döverek bir yere varacaklarını sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar. Bu saldırı ve taciz ilk defa yapılmıyor. Bundan bir süre önce de aynı unsurlar defalarca büromuza gelerek aynı yöntemle yoldaşlarımızı tehdit edip gitmişlerdi. Biz devrimci sorumluluğumuz gereği bu durumu kamuoyuna yansıtmamıştık.

Devrimci kamuoyuna açık ve net olarak ifade ediyoruz ki, geleneğimiz ve ilkelerimiz devrimciler arası şiddeti kesin olarak red etmektedir. Devrimciler kendi aralarındaki şiddetten çok zarar gördü. Biz tüm taraftarlarımızı sükûnete davet ettiğimizi bir daha belirtiyoruz. Ancak, tüm iyi niyetimize rağmen sabrımızı tes edenler bunun da bir sınırının olduğunu bilmelidirler.

Büromuzu işgal edenlere sesleniyoruz; seçtiğiniz yöntem düşmana hizmet etmektedir. Devrimci olmayan bu tutumunuzdan vazgeçin ve büromuzu derhal terk edin

Tüm devrimci dergileri, parti ve örgütleri uygulanan bu şiddete karşı tavır almaya çağırıyoruz!”

“Değerlere sahip çıkma” adına gazete bürosunun zorla işgal edilmesini, büro içinde bulunan iki insana açıklamada belirtilen iddia doğru ise şiddet kullanılmasını yanlış buluyoruz.

Açıklamada “hizip”in uyguladığı şiddet eleştirilirken, şiddet ilkesel olarak reddedilmemekte, “sabrın bir sınırı olduğu” belirtilmekte, büronun derhal terk edilmesi istenmektedir. Bu tavır da şiddeti çağrıştırmaktadır.

Nedeni ve gerekçesi ne olursa olsun örgütsel ayrılıklarda  şiddet kullanımı devrimci hareketin kanayan yarasıdır. Bu konuda onlarca olumsuz örnek vardır.

Bölünmelerde yaşanılan olumsuzluklar, Partizan içindeki bölünmede de yaşanmaya başlanmıştır. İki tarafta Partizan ismini kullanmakta, iki tarafta Partizan’ın tek meşru temsilcisi kendisinin olduğunu söylemektedir. Anlayış bu olduğu için de gazete büroları işgal edilmektedir. Tarafların kullandığı dil, birbirlerini tanımlamaları şiddet kullanılmasına zemin hazırlamaktadır.

İKİ TARAFA DA SESLENİYORUZ:

Arkadaşlar! Partizan’ı siyasi çizgisindeki bütün yanlışlarına rağmen devrimci bir grup olarak gördük görüyoruz. İki tarafı da devrimci olarak değerlendiriyoruz. Nedeni ne olursa olsun sorunlarınızı çözme de şiddet kullanımı ilkesel olarak reddedin. Sorunların çözümünde ideolojik mücadeleyi, barışçıl yöntemleri esas alın. Sorunların çözümünde kullanılacak şiddet sadece Partizan’a zarar vermez. Devrimci hareketin bütününe zarar verir. Devrimciler arasında şiddet kullanımı devrime değil karşı devrime yarar.

İki tarafın da Partizan’ın tek meşru temsilcisi olduğunu iddia etmesi de  doğru değildir. Ortada bölünme, iki taraf varsa, taraflardan hiç biri tek başına eskiden içinde birlikte çalışılan örgüt değildir. Taraflar daha önce birlikte çalışılan örgütü değil, yalnızca kendini temsil etmektedir.

“Yaratılan değerler” de sadece bir tarafın değil iki tarafın da emeği vardır. Bu nedenle “değerlere” bir tarafın sahip olmak istemesi doğru bir tutum değildir. Ortak yaratılan “değerler” tarafların gücüne göre paylaştırılmalıdır. Doğru tutum budur.  Yaratılan değerlerin paylaştırılması konusunda taraflar anlaşamıyorsa, o zaman bu paylaşma iki tarafın da devrimci olarak gördüğü grupların temsilcilerinden oluşturulacak bir komisyon tarafından yapılabilir.

Devrimciler arasında şiddet kullanımı, taktik bir sorun değil ilkesel bir meseledir.

İki tarafı da sorunlarında şiddet kullanımı ilkesel olarak reddettiklerini, sorunları barışçıl temelde çözmeyi esas aldıklarını açıklamaya çağırıyoruz.

27.02.2017

Yeni Dünya İçin ÇAĞRI

Dünyadan

İşçi Dünyası