• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Cts06242017

Last updateÇrş, 21 Haz 2017 9am

Back Buradasınız: ANASAYFA Dünya Tıbbi müdahale etmeme yoluyla yok etmek!

Dünya

Tıbbi müdahale etmeme yoluyla yok etmek!

Tıbbi müdahale etmeme yoluyla yoketmek!

Artık yeter! 24 Nisan'da Mumia 61 yaşında olacak. Fakat şu an oldukça kötü bir durumda Frackville Pennsylvania'daki SCI Mahanoy ABD-Devlet hapishanesinin revir hücresinde bulunuyor.

Mumia özgürlüğüne kavuşmalı artık ve nihayet evine dönmeli!

Bu kokuşmuş sistem, tek suçu 9 Aralık 1981'de polisin saldırısından canlı olarak kurtulmuş olması olan kocamın yaşamına çok kez saldırıda bulundu. Önce ak ve kara ciğerini delen polis kurşunu, daha sonra 13. sokak /Locust sokağı köşesinde polislerin canice dayağı ve en nihayetinde polislerin üşüştükleri hastane yatağında yatarken kasten sidik torbasına basıp üreyi geri vücuda tepmek suretiyle zehirleme çabası.

Daniel Faulkner adlı polis memurunun katlinde Mumia'nın suçu yok ve bunu olay yerinde bulunan bütün polisler biliyor. Buna rağmen o işlemediği bir cinayetten yargılandı ve idama mahkum edildi.

Kocam ölüm hücresinde 24 saat tecritle 30 yılını geçirdi. "Havalandırma"ya bile bir kafes içinde çıkarıldı. Şimdi artık normal cezaevinde, ancak orda da ihtiyacı olan diyet beslenme kendisine verilmiyor. Bu nedenle bütün vücuduna yayılan bir cilt hastalığına yakalanmış durumda, yanlış ilaç verildiği için de alerjik reaksiyona yolaçılmış durumda. Önce zatürre geçirdi ve geçen pazartesi - 30 Mart 2015'te tam çöktü. Bunun nedeni şeker kriziydi, kan şekeri ölümcül 779 mg/dl'yi (desilitreye düşen miligram) bulmuştu. Ancak bundan sonra bir hastanenin yoğun bakımına götürüldü ve orda kendisine insulin verildi.

Muğlakta bırakılmak

Ölüm hücresi ve şimdiki "Slow Death Row" (yavaş yavaş ölüm -ÇN) yıllarında Mumia annesini, kızkardeşini, erkek kardeşlerinden birini, kardeşimiz Jahlani'yi, benim annemi, babamı ve en küçük kızımız Goldii'yi kaybetti. Goldii hayatının sonuna dek Mumia'nın özgürlüğü mücadelesinde elinden geleni yaptı. Onun suçsuz olduğundan emin olan ölmüş akrabalarının her biri son nefeslerine dek Mumia'nın bir gün özgürlüğüne kavuşacağına ve evine döneceğine inanmışlardı. Allah onların ruhlarını korusun ve merhamet eylesin.

Hapishane yönetimi, kocamın acil olarak bir kliniğin yoğun bakımına gönderildiğine dair beni tamamen muğlak bıraktı. Bu olaydan ancak Rachel Wolkenstein (Abu-Jamal'in ceza avukatı) üzerinden haberdar oldum ve ne olup bittiğini ve Mumia'nın nereye kaldırıldığını da kendim araştırıp bulmak zorunda kaldım. Ve bundan sonra da hapishane yönetimi benim hastane ziyaretimi engelledi - ta ki, uluslararı kampanya hapishaneyi ve Pennsylvania hapishane dairesini protesto telefonlarına boğuncaya kadar. Mumia'nın hasta odası kapısı önüne bekçiler dikilmişti, biri de içeride yatağının başına bekliyordu. Mumia'nın durumu beni şok etmişti. 20 kg'dan fazla kilo kaybetmişti, zayıf düşmüştü ve otururken kafasını dik tutmaya dahi takati yoktu. Elleri bir sandalyeye kelepçelenmişti, nefes darlığı ve ağız kuruluğu çekiyordu. Ona alarma geçmiş  bütün dünyadan gelen sevgi mesajlarını anlattım!

Mumia'nın erkek kardeşi Keith Cook ile ilk ziyaretimizden döndüğümde, hastane önünde medya bizim anlatacaklarımızı dinlemek istedi. Ağır hasta ve yaşlanmış kocamı o halde gördükten sonra basınla konuşabilmek için bütün gücüme ve kızımız Goldii'ye dair bütün iyi anılarımıza ihtiyacım vardı. Daha sonra medya gerçi Mumia'nın ağır hastalığını duyurdu, ama benim sözlerime, Mumia'nın suçsuz olduğu ve kesinlikle tutuklanmaması  ve yargılanmaması gerektiğine dair sözlerime yer vermedi. O kesinlikle hapishanede olmamalıydı. O takdirde katiyen böyle ağır hastalanmazdı. Bu nedenle Mumia artık nihayet özgürlüğüne yeniden kavuşmalıdır!

Hapishane müdürü Keith, ben ve Mumia'nın diğer akrabalarının ertesi günü, 1 Nisan  Çarşamba günü onu yeniden ziyaret edebileceğimiz sözünü vermişti. Ancak gittiğimizde içeri girmemiz engellendi ve yeni bir "Mumia kuralı" gerekçe olarak gösterildi. Buna göre, bir kişi bir tutukluyu sadece haftada bir kez ziyaret edebilirdi. Protestoların devam etmesiyle hapishane müdürü 650 km öteden gelen Mumia'nın büyük oğlu Jamal Hart'a ve küçük erkek kardeşi Bill Cook'a ziyaret izni verdi. Her ikisi de sağlık durumunun bir önceki güne göre daha da kötüleştiğini açıkladılar. Önce Jamal dışarı çıktı ve "Babamı acılar içerisinde görmeye daha fazla dayanamadım. Onu kucakladım, öptüm ve çıktım" dedi.

Jamal ile birlikte onu tedavi eden doktorlarla ve yoğun bakımdaki hemşireyle konuştum. Kocamın 779 mg/dl kan şekeriyle, iflas etmiş böbrekle ve tehlike oluşturan yükseklikte tuz oranıyla hastaneye getirildiğini anlattılar. Mumia'ya insulin vermişler ve ayrıca safra kesesi taşı tespit etmişler. Soru üzerine doktorlar hastanede diyabet uzmanının olmadığını açıkladılar. O (çarşamba) günün sabahında Mumia'nın kan şekeri 333 mg/dl ile hala çok yüksekti. Tedavi eden doktor yatağı bir başka hastaya vermek zorunda olduklarını açıkladı. Nefroloji uzmanı böbreklerin normal çalışmaya dönüp dönmediğini belirlemek için kocamı ertesi gün yeniden muayene etmek istiyordu.

Ancak bu yapılamadı. Tıbbi uzmanların teşhislerini sonlandırmaları ve tedavi planı çıkarmaları beklenmeden ve kan şekerinin kontrol altına alınması sağlanmadan, birkaç saat içinde Mumia yeniden hapishaneye taşınmıştı. Bir kere daha biz yakınları bütün bunlardan habersizdik. 38,9 derece ateşle hapishanenin revirine kaldırılmış ve böylece onu haftalarca "yeni ortaya çıkan diyabet" hastalığına rağmen tedavi etmeyen, ve şeker komasına girinceye kadar müdahale etmeyenlerin eline yeniden verilmişti.

Bu, tıbbi müdahale etmemek ve yanlış tedavi etmek suretiyle idamdır.

2 Nisan perşembe günü SCI Mahanoy'un yönetimdeki tıbbi bakımdan sorumlu memuruyla konuştum. Bana bir rapor verdi ve Mumia'nın aktüel sağlık durumunu öğrenmek için gece-gündüz her vakit telefonla arayabileceğimi söyledi. Fakat perşembe akşamından hafta sonuna kadar tüm revire ulaşma çabalarım boş çıktı, çünkü telefonlarım bağlanmadı.

Kötüleşen sağlık durumu

3 Nisan cuma günü başka yakınları ve arkadaşlarına Mumia'yı ziyaret izni çıktı. Ama ziyarete revirde izin verileceğine, Mumia tekerlekli sandalye ile ziyaretçi odasına getirildi. Bu, revir ile ziyaretçi odası arasında güvenlik kontrolü nedeniyle birçok kez soyunup giyinmek zorunda kalması demekti.

Mumia'yı salı günü görmüş olan erkek kardeşi Keith Cook, bu ziyaret ertesinde Mumia'nın sağlık durumunun daha da kötüleşmiş olduğunu söylüyordu. Rachel Wolkenstein'da Mumia'nın çok hasta olduğunu söylüyordu. O kadar zayıf düşmüş ki, hukuki bir belgeyi imzalamak için elinde kalem dahi tutamadığını söylüyordu. Mumia ziyaretçilerine, bunlar arasında Mike Africa, Abdul John ve Johanna Fernandez de vardı, kan şekerinin sabah 186 mg/dl olduğunu, daha sonra ama, öğlen yemeğinde makarna verildiğini ve kan şekerinin  yeniden 330 mg/dl'e çıktığını söylemişti. Mumia fiziksel olarak çok çok yorgundu, ama zihinsel olarak her zamanki gibi canlıydı ve "susturma yasası" ile ilgili mahkeme duruşmaları hakkında daha fazla bilgi istiyordu ve karara bağlanıp bağlanmadığını soruyordu.

O günden beri Mumia'nın sağlığı hakkında yeni bir bilgiye ulaşamadık. Pam Africa ve Johanna Fernandez onu 6 Nisan pazartesi yeniden ziyaret etmek istiyorlar. Benim ziyaretim perşembe günü olacak.

Diyabet, öldürücü bir gelişmeye yolaçabilen bir hastalıktır. Benim annem diyabet hastasıydı. Diyabet hastalarının sürekli tıbbi tedavi ve uygun diyete tabi olmaları gerektir. Tedavi uygulanmadığında diyabet görme kaybına, sinirlerin hasar görmesine, uzuvların kesilmek zorunda kalmasına ve böbreklerin iflasına yolaçabilir. Mumia'nın yıllardır ayak ve bacaklarıyla sorunu var ve ama gerektiği gibi tedavi edilmiyor.

Mumia'ya yıllar yılı sevgi dolu ve dayanışmacı desteğini sunan dünya çapındaki bütün insanlara rica ediyorum, lütfen ona yazın, lütfen, lütfen, lütfen ŞİMDİ HAREKETE GEÇİN!

Mumia yaşamalı! Uygun tıbbi müdahaleye ve bakıma ihtiyacı var. Bu bakıma kavuşabilmesi için şimdi mücadele etmek zorundayız. Ve herşeyden önce de şimdi Mumia'yı hapishaneden çıkarmak ve evine getirmek için mücadele etmeliyiz!

5 Nisan 2015, Wadiya Jamal,

büyük gurur duyarak yazıldı.

(Almanca'ya tercüme eden Jürgen Heiser, Junge Welt, 8 Nisan 2015, 81. sayısında yayınlanan bu mektubu Türkçe'ye çevirerek yayınlıyoruz. )

Dünyadan

İşçi Dünyası