• İLETİŞİM
  • Anasayfa
  • Dünya
    • Dünya

  • Yayınlar
    • Yayınlarımız

  • İŞÇİ DÜNYASI
    • İşçi dünyası

  • KÜRDİSTAN
    • Kürdistan

  • Güncel
    • Güncel

  • GENÇLİK
    • Gençlik

  • Kadın
    • Kadın

  • KÜLTÜR-SANAT
    • Kültür Sanat

  • Çevre

Pzt08212017

Last updateCts, 12 Ağu 2017 1pm

Back Buradasınız: ANASAYFA Çevre ABD “PARİS İKLİM ANLAŞMASI”NDAN ÇEKİLDİ

Çevre

ABD “PARİS İKLİM ANLAŞMASI”NDAN ÇEKİLDİ

ABD “PARİS İKLİM ANLAŞMASI”NDAN ÇEKİLDİ

ABD Başkanı Donald Trump, Paris İklim Anlaşması'ndan çekildiğini açıkladı. Trump yaptığı açıklamada, “İklim Anlaşması, ABD'nin çıkarlarına zarar veriyor. İklim konusunda daha adil bir anlaşma yapacağız" dedi.

Trump’ın bu açıklaması, iklim konusunda tartışmayı da beraberinde getirdi. Almanya, Fransa, İtalya gibi emperyalist ülkeler Paris İklim Anlaşması'na sahip çıkarak, Trump’ın tavrını eleştirdiler.

ABD emperyalizminin çıkarlarını merkeze koyan bir siyasete sahip olan, “önce Amerika” diyen Trump’ın açıklaması bir anlamda iklim konusunda, ABD’nin ikiyüzlülüğe son veren bir tavırdır. Batılı emperyalistlerin iklim konusunda ikiyüzlülüğü ise devam ediyor.

Enerji üretiminde kullanılan fosil yakıtlar nedeniyle, atmosfere salınan  sera gazları oranı giderek artmaktadır. Atmosferde  bu gazların oranının artması sera etkisine yol açmakta ve küresel ısınmaya neden olmaktadır. Küresel ısınma da iklim değişikliklerine sebep olmaktadır.

 

PARİS İKLİM ANLAŞMASI NEDİR?

Paris İklim Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde sera gazları salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bir anlaşmadır.

Birleşmiş Milletler İklim Konferansı 30 Kasım-12 Aralık 2015 tarihleri arasında Paris’te yapıldı. Konferansa katılan ülkeler adı “Paris anlaşması” olan iklim anlaşması üzerinde uzlaştı.

Anlaşma 22 Nisan 2016 tarihinde imzaya açıldı. Yeterli sayıda üye ülkenin imzalamasının ardından 4 Kasım 2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Anlaşma 195 üye ülke tarafından imzalanması bakımından, dünya tarihinde iklim değişikliği ile ilgili en geniş kabul görmüş anlaşma olma özelliğine sahiptir. Anlaşmayı imzalayan ülkelerin anlaşmaya uymaması/çekilmesi durumunda ise herhangi bir yaptırım söz konusu değildir.

Paris İklim Anlaşması ile esas olarak küresel ortalama sıcaklık artış limitinin yüzyılın sonuna kadar 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması hedefleniyor.

Her 5 yılda bir tüm devletler bu amaca nasıl ulaşacakları konusunda planlarını sunacak, sanayi ülkeleri önderliği üzerlenecek ve kendilerine emisyonları azaltma konusunda kesin hedefler belirleyecekler. İmkanlara göre eşikteki ülkeler de bunu yapacak ve buna teşfik edilecekler.

Atmosfere en fazla zehirli gaz salan Çin, esasında 2030 yılına kadar atmosferi tüm hızıyla zehirlemeye devam edecek bir plana sahiptir.

ABD ise zehirli gaz salınımında 1990 yılını değil, 2005 yılını baz almakta ve salınımı azaltmayı buna göre belirlemektedir. Buna göre azaltma oranı 2025 yılına kadar %26-28 olacaktı.

Atmosfere toplam CO2 salınımının % 45’inin sorumlusu olan iki büyük emperyalist gücün planı böyle idi. Diğer emperyalistlerin durumu da, bu durumdan pek farklı değil.

Bu nedenle Paris İklim Anlaşması’nın iklimin korunması anlaşması olarak sunulması yüzsüzlüktür!

Paris İklim Anlaşması gerçekte iklimi korumaktan çok uzaktır. Anlaşmanın temel yaklaşımı çevreyi, doğayı koruma, iklim değişikliğine yol açan nedenlere son vermek değil, emperyalistlerin, kapitalistlerin çıkarlarının nasıl daha iyi korunacağıdır. İklim değişikliğini önlemede en fazla karın nasıl elde edileceğinin hesabı yapılmaktadır. Teknolojide ileri olanların “çevreci” görünmesinin perde arkasında yatan olgu, geri kalmış ya da kalkınmakta olan ülkeleri, iklim değişikliğini önleme adına kendilerine nasıl bağımlı kılacaklarının hesabı yapılmaktadır.

 

FOSİL YAKITLARIN KULLANIMINA SON!

2020 yılına kadar atmosfere zehirli gaz salınımı bugün olduğu gibi sürecek, hatta artacaktır bile. BM Raporuna göre atmosferin ısınmasının 2 derecede sınırlandırılması için 2011 yılı baz alınarak en fazla 1000 Giga ton CO2 salınması gerekiyor. Aynı rapora göre 2030 yılında toplam 748,2 Giga ton salınmış olacak. Yuvarlak hesapla geriye 252 Giga ton kalıyor. Peki 2025 yılı için 55,2 Giga ton salınımı öngörülüyorsa ve 2030 yılında bu miktar azalma yerine 56,7 Giga tona kadar çoğalıyorsa, 2035 yılında 1000 Giga tonluk sınır aşılmış olacaktır. O zaman, CO2 ve diğer zehirli gazları atmosfere salmada radikal önlemler alınmadan, fosil enerji kullanımına en kısa zamanda son verilmeden, 2 derecenin açıkça altında tutma hedefine varılamaz!  

Atmosferde en fazla sera gazı salınımına neden olan ülke Çin. Çin'i ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Hindistan, Brezilya ve Rusya izliyor.

 Atmosfere zehirli gazlara son vermenin yolu, enerji üretiminde fosil kaynakların kullanılmasına son verilmesi, enerji üretiminde tamamen yenilenebilir enerjinin kaynaklarına yönelinmesidir. Bu ise merkezinde karın durduğu kapitalist sistemde mümkün değildir.

3 Haziran 2017

 

Dünyadan

İşçi Dünyası